Travma İyileşmesinin Nörobiyolojik Fazları: Gabor Maté'nin Modellerinin Derinlemesine İncelenmesi
- Zeynep Ağartan

- 30 Kas 2025
- 5 dakikada okunur

Hazırlayan: Manus AI
Tarih: 30 Kasım 2025
Giriş
Gabor Maté'nin iyileşme modelleri, psikolojik ve davranışsal değişimlere odaklanırken, bu değişimlerin temelinde derin nörobiyolojik süreçler yatmaktadır. Travma, beynin yapısını, işlevini ve sinir sisteminin düzenlenmesini temelden değiştirir. Dolayısıyla iyileşme, yalnızca zihinsel bir süreç değil, aynı zamanda beynin ve sinir sisteminin yeniden yapılanmasını içeren biyolojik bir yolculuktur. Bu rapor, travma iyileşmesini üç temel nörobiyolojik faza ayırarak incelemekte ve bu fazları Gabor Maté, Judith Herman ve Stephen Porges'in Polyvagal Teorisi gibi öncü modellerle ilişkilendirmektedir.
İyileşmenin nörobiyolojik fazları, keskin sınırlarla ayrılmış adımlardan ziyade, birbiri içine geçen ve döngüsel olabilen süreçlerdir. Her faz, sinir sisteminin farklı bir düzenlenme durumunu ve beynin farklı bir çalışma biçimini temsil eder.
Faz 1: Düzensizlik ve Hayatta Kalma (Travmatize Durum)
Bu faz, travmanın ardından sinir sisteminin ve beynin girdiği kronik alarm ve savunma durumudur. Birey, geçmişte yaşanan tehdit sanki hala devam ediyormuş gibi yaşar. Bu, Gabor Maté'nin modellerinde iyileşme yolculuğunun başlangıç noktasıdır.
Nörobiyolojik Özellikler
Bu fazdaki beyin, hayatta kalmaya odaklanmıştır ve daha üst düzey işlevler geri plana atılmıştır.
Beyin Bölgesi / Sistem | Durum | Sonuçları |
Amigdala (Alarm Sistemi) | Hiperaktif | Sürekli tehdit algısı, aşırı uyarılmışlık (hypervigilance), kaygı, panik ataklar, abartılı irkilme tepkisi. |
Prefrontal Korteks (PFC - Yönetici Beyin) | Yetersiz Aktif (Çevrimdışı) | Mantıklı düşünme, karar verme, dürtü kontrolü ve duygusal düzenlemede zorluk. Amigdalanın alarmını susturamama. |
Hipokampus (Hafıza Merkezi) | Baskılanmış / Küçülmüş | Anıların düzgün işlenememesi, parçalanmış ve duygusal olarak yüklü anılar, flashback'ler, geçmişle bugünü ayırt etmede zorluk. |
HPA Ekseni (Stres Hormon Sistemi) | Düzensiz | Anormal kortizol seviyeleri (kronik olarak düşük veya yüksek), sürekli bir stres hali, uyku sorunları, bağışıklık sisteminin zayıflaması. |
Polyvagal Teori Perspektifi
Stephen Porges'in Polyvagal Teorisi'ne göre, bu fazda otonom sinir sistemi savunmacı bir durumda takılı kalmıştır:
•Sempatik Sinir Sistemi (Savaş/Kaç): Birey sürekli bir mobilizasyon halindedir. Bu durum anksiyete, öfke, huzursuzluk ve panik olarak kendini gösterir.
•Dorsal Vagal Kompleks (Donma/Kapanma): Tehdit ezici olduğunda sistem kendini kapatır. Bu durum uyuşukluk, hissizlik, depresyon, kopukluk (dissosiyasyon) ve çaresizlik olarak yaşanır.
Travmatize bir birey, bu iki savunma durumu arasında gidip gelebilir, ancak nadiren güvende ve sosyal olarak bağlantıda hissettiği Ventral Vagal duruma geçebilir.
Gabor Maté ve Judith Herman Modelleriyle İlişkisi
•Gabor Maté: Bu nörobiyolojik durum, Maté'nin tanımladığı bastırılmış öfke (Anger), kaybolmuş özerklik (Autonomy) ve sağlıksız bağlanma (Attachment) gibi sorunların temelini oluşturur. Birey, hayatta kalma modunda olduğu için otantik benliğiyle bağlantı kuramaz.
•Judith Herman: Bu, Herman'ın modelindeki iyileşme öncesi durumu tanımlar. Bireyin temel güvenlik duygusu parçalanmıştır ve hayatı kaotik ve kontrol dışı hissedilir.
Faz 2: Stabilizasyon ve Düzenleme (Güvenliği İnşa Etme)
Bu faz, iyileşmenin temelini oluşturur. Amaç, sinir sistemini yatıştırmak, beyne güvenlik sinyalleri göndermek ve daha derin travma çalışması için gerekli olan içsel dengeyi kurmaktır.
Nörobiyolojik Hedefler ve Süreçler
Bu faz, beynin hayatta kalma modundan çıkıp yeniden düzenlenmeye başlamasını hedefler.
Nörobiyolojik Süreç | Yöntemler | Sonuçları |
Ventral Vagal Sistemi Aktive Etme | Ortak düzenleme (Co-regulation): Terapist veya güvenli kişilerle kurulan destekleyici ilişkiler. Öz-düzenleme: Nefes egzersizleri, topraklanma, mindfulness. | Güvenlik ve sosyal bağlantı hissinin artması. Savunma modundan çıkış. (Bu, Polyvagal Teorideki "Vagal Fren"in inşasıdır). |
Prefrontal Korteksi (PFC) Güçlendirme | Mindfulness, meditasyon, bilişsel yeniden yapılandırma (CBT, 5 R Modeli). | Duygusal düzenleme kapasitesinin artması, daha iyi karar verme, amigdala üzerinde kontrolün yeniden kazanılması. |
Amigdalayı Sakinleştirme | Mindfulness, EMDR, somatik terapiler. | Tehdit algısının azalması, kaygı ve hiperuyanıklılığın düşmesi. Amigdalanın boyutunun ve reaktivitesinin azalması. |
HPA Ekseni Dengesini Sağlama | Düzenli uyku, egzersiz, stres yönetimi teknikleri. | Kortizol seviyelerinin normalleşmesi, daha dengeli bir stres tepkisi. |
Modellerle Entegrasyon
Bu nörobiyolojik faz, çeşitli terapötik modellerin ilk aşamalarıyla doğrudan örtüşür:
•Judith Herman - Aşama 1: Güvenlik ve Stabilizasyon: Bu fazın temel amacı, Herman'ın modelinde olduğu gibi, bireyin hem içsel hem de dışsal olarak kendini güvende hissetmesini sağlamaktır. Güvenli yer ve konteyner gibi teknikler, PFC'yi güçlendirerek ve amigdalayı sakinleştirerek bu sürece hizmet eder.
•Polyvagal Perspektifi - Aşama 2: Güvenlik Durumunu İnşa Etme: Bu faz, tam olarak ventral vagal tonusunu artırarak ve "vagal freni" güçlendirerek sinir sistemine güvenlik öğretmeyi amaçlar.
•Gabor Maté (7 A Modeli): Bu süreç, Kabullenme (Acceptance) ve Farkındalık (Awareness) fazlarıyla başlar. Birey, yargılamadan içsel durumunu gözlemlemeyi öğrenir (PFC aktivasyonu). Aynı zamanda, güvenli ilişkiler arayışıyla Bağlanma (Attachment) fazının temelleri atılır (Ventral Vagal aktivasyonu).
Faz 3: Yeniden İşleme ve Entegrasyon (Anlam Yaratma)
Sinir sistemi yeterince stabilize olduğunda, beyin artık travmatik anıları işlemeye ve onları yaşam hikayesine entegre etmeye hazırdır. Bu faz, travmanın duygusal yükünü boşaltmayı ve yeni, güçlendirici bir anlatı oluşturmayı içerir.
Nörobiyolojik Süreçler: Nöroplastisite Devrede
Bu faz, beynin nöroplastisite yeteneğinin, yani yeni deneyimlere yanıt olarak kendini yeniden organize etme kapasitesinin en yoğun kullanıldığı dönemdir.
Nörobiyolojik Süreç | Yöntemler | Sonuçları |
Hafızanın Yeniden Birleştirilmesi (Memory Reconsolidation) | EMDR, Somatik Deneyimleme, Anlatı Terapisi. | Travmatik anının duygusal yükü azaltılır. Anı, artık tehlikeli bir tehdit olarak değil, geçmişte kalmış bir olay olarak yeniden kodlanır. |
Amigdala ve Hipokampus Arası Bağlantının Onarımı | Travma odaklı terapiler. | Hipokampus, anının bağlamını (zaman, yer) yeniden kurar ve amigdalaya "bu artık olmuyor, güvendeyiz" sinyalini gönderir. Flashback'ler azalır. |
Prefrontal Korteks (PFC) ve Limbik Sistem Entegrasyonu | Bilişsel yeniden yapılandırma (5 R Modeli), içsel aile sistemleri (IFS). | PFC, amigdala ve hipokampustan gelen sinyalleri daha iyi yorumlar ve yönetir. Duygusal tepkiler daha dengeli hale gelir. |
Yeni Sinir Yollarının Oluşturulması | Yeni davranışlar, yeni ilişkiler, yeni inançlar (5 R - Yeniden Yaratma). | Beyin, travma temelli eski yollar yerine yeni, sağlıklı ve güçlendirici sinir ağları oluşturur. Bu, kalıcı değişimin temelidir. |
Modellerle Entegrasyon
•Judith Herman - Aşama 2 ve 3: Hatırlama ve Yas Tutma & Yeniden Bağlanma: Bu nörobiyolojik süreç, Herman'ın modelindeki travma anlatısını yeniden yapılandırma (hatırlama), kaybedilenlerin yasını tutma ve sonrasında yeni bir kimlik ve yeni ilişkilerle hayata yeniden bağlanma aşamalarına karşılık gelir.
•Polyvagal Perspektifi - Aşama 3: Sıkışmış Savunma Durumunu Bilinçli Olarak Deneyimleme: Yeterli güvenlik (vagal fren) inşa edildikten sonra, birey artık savaş/kaç veya donma durumlarının bedensel hislerini güvenli bir şekilde deneyimleyebilir. Bu deneyim, depolanmış hayatta kalma enerjisinin serbest kalmasını ve sinir sisteminin döngüyü tamamlamasını sağlar.
•Gabor Maté (7 A ve 5 R Modelleri): Bu faz, Maté'nin modellerinin en derin katmanlarını aktive eder:
•Öfke (Anger): Bastırılmış savunma enerjisinin sağlıklı bir şekilde ifade edilmesi.
•Özerklik (Autonomy): Travmanın elinden aldığı kontrolü geri alarak kendi sınırlarını ve kimliğini yeniden tanımlama.
•Kendini Ortaya Koyma (Assertion): Yeni, otantik bir benlik beyanında bulunma.
•5 R Modeli: Bu model, bu faz için bilişsel bir yol haritası sunar. Özellikle Yeniden Değerlendirme (Revalue) ve Yeniden Yaratma (Re-create) adımları, beynin yeni anlatılar ve sinir yolları oluşturma sürecini doğrudan destekler.
Sonuç: Nörobiyolojik ve Psikolojik İyileşmenin Bütünlüğü
Travma iyileşmesi, soyut bir psikolojik süreçten ibaret değildir; beynin ve sinir sisteminin somut ve ölçülebilir bir yeniden yapılanmasıdır. Gabor Maté'nin modelleri, bu derin biyolojik değişimi kolaylaştıran psikolojik ve davranışsal yolları aydınlatır.
Özetle, nörobiyolojik iyileşme fazları şu şekilde özetlenebilir:
1.Hayatta Kalma Modundan Çıkış: Hiperaktif bir alarm sistemini (amigdala) sakinleştirmek ve yönetici beyni (PFC) yeniden devreye sokmak.
2.Güvenlik İnşası: Sinir sistemine güvenlik sinyalleri göndererek (Ventral Vagal aktivasyon) stabil bir temel oluşturmak.
3.Yeniden Yapılanma ve Büyüme: Beynin nöroplastisite yeteneğini kullanarak travmatik anıları işlemek, yeni anlamlar yaratmak ve kalıcı değişim için yeni sinir yolları inşa etmek.
Bu yolculuk, bireyin pasif bir kurban olmaktan çıkıp kendi biyolojisinin ve psikolojisinin aktif bir mimarı haline geldiği güçlendirici bir süreçtir.
Referanslar ve İleri Okuma
•Maté, G. (2022). The Myth of Normal: Trauma, Illness, and Healing in a Toxic Culture.
•Herman, J. (1992). Trauma and Recovery: The Aftermath of Violence—from Domestic Abuse to Political Terror.
•Porges, S. W. (2011). The Polyvagal Theory: Neurophysiological Foundations of Emotions, Attachment, Communication, and Self-regulation.
•Bremner, J. D. (2006). Traumatic stress: effects on the brain. Dialogues in Clinical Neuroscience, 8(4), 445–461.
•van der Kolk, B. A. (2014). The Body Keeps the Score: Brain, Mind, and Body in the Healing of Trauma.



Yorumlar