top of page

7 HYPERACTIVATION: ARAYAN BEDEN

10 Ağu
12 dakikada okunur

Attachment Monitoring, Proximity Seeking, Sosyal Tarama, Protest ve Bağlantıyı Kaybetmemek İçin Motor Organizasyon

Terk şemasının bedensel organizasyonunda en görünür örüntülerden biri hyperactivationdır.

Hyperactivation, kişinin yalnızca “çok kaygılı” olması değildir.

Daha doğru biçimde, bağlanma sisteminin bağlantıyı kaybetme ihtimali karşısında yakınlık arama, ilişkiyi izleme, güvence toplama ve bağlantıyı yeniden kurmaya yönelik davranışları artırması olarak düşünülebilir.

Yetişkin bağlanma literatüründe attachment anxiety yüksek kişilerde bağlanma figürünün ulaşılabilirliği ve ilişkinin devamlılığı konusunda daha fazla kaygı görülebilir. Tehdit veya belirsizlik sırasında bu kişiler yoğun ve sürdürülen proximity-seeking girişimleri, güvence arama ve partnerin dikkatini elde etmeye yönelik hyperactivating stratejiler kullanabilir. (PubMed Central (PMC))

Terk şemasıyla birleştiğinde bu organizasyonun temel sorusu:

“Bağlantıyı nasıl koruyabilirim?”

olabilir.

Fakat beden düzeyindeki soru bundan biraz farklıdır:

“Bağlantının değiştiğini mümkün olduğunca erken nasıl fark eder ve buna nasıl cevap veririm?”

Bu soru bizi dikkate, göze, başın yönüne, yaklaşma davranışına, sese ve harekete götürür.

HYPERACTIVATION NEYİ “HYPER” HALE GETİRİR?

Hyperactivation terimi bazen bütün sinir sisteminin aşırı aktive olduğu izlenimi verir.

Oysa bağlanma literatüründeki kullanım daha spesifiktir.

Hyperactivating strategies özellikle:

attachment-related threat'ın önemini artırma,

bağlanma figürünün erişilebilirliğini yakından izleme,

proximity-seeking davranışını sürdürme,

distress'in hızlı biçimde sona ermemesi

ve

bağlantıyı yeniden kurmak için daha yoğun girişimlerde bulunma

ile ilişkilidir. (PubMed Central (PMC))

Dolayısıyla burada “hyper” olan yalnızca fizyolojik arousal değildir.

Aynı zamanda:

ATTENTION

RELATIONAL MONITORING

AFFECTIVE SIGNAL

APPROACH MOTIVATION

PROXIMITY SEEKING

büyüyebilir.

Bu ayrım önemlidir.

Çünkü bir insan fizyolojik olarak oldukça aktive olduğu halde partnerine yaklaşmayabilir.

Başka biri ise yoğun proximity-seeking davranışı gösterirken dışarıdan dramatik fizyolojik belirtiler göstermeyebilir.

Hyperactivation bu nedenle bir ilişkisel düzenleme stratejisidir, tek bir fizyolojik state değildir.

ARAYAN BEDENİN TEMEL İŞLEVİ: BAĞLANTIYI YENİDEN BULMAK

Bağlanma sisteminin temel görevlerinden biri önemli bağlanma figürünün erişilebilirliğini korumaktır.

Tehdit altında proximity-seeking artabilir.

Bu çocukta açıkça görülebilir:

bakım vereni aramak,

ona doğru hareket etmek,

ağlamak,

seslenmek,

yaklaşmak.

Yetişkinde davranış daha karmaşık hale gelir.

Telefon etmek.

Mesaj göndermek.

“Bir şey mi oldu?” diye sormak.

Yakın oturmak.

Konuşmayı sürdürmeye çalışmak.

İlişkinin devam ettiğine dair sözlü veya davranışsal kanıt istemek.

Partnerden reassurance talep etmek.

Bunların hiçbiri tek başına patolojik değildir.

Bağlantı istemek sağlıklı bağlanmanın da parçasıdır.

Hyperactivation'da fark daha çok yoğunluk, süreklilik ve esnekliğin azalmasında ortaya çıkar.

Kişi yeni güvenli bilgi geldiğinde bile attachment monitoring'i bırakmakta zorlanabilir.

ATTACHMENT MONITORING: “HALA BURADA MISIN?”

Hyperactivating organizasyonda dikkatin önemli bir kısmı ilişkinin durumunu takip etmeye ayrılabilir.

Bu yalnızca bilinçli düşünme değildir.

Kişi sosyal bilgideki küçük değişiklikleri önemseyebilir:

ses tonunun farklılaşması,

mesajların kısalması,

bakışın azalması,

fiziksel mesafenin değişmesi,

partnerin dikkatinin başka yere yönelmesi.

Attachment anxiety ile ilgili literatür, daha anxiously attached kişilerin çevrede reddedilme veya ulaşılmazlık işaretlerini izlemeye daha fazla kaynak ayırabileceğini ve ilişki tehdidi sırasında hyperactivating stratejilerin yoğunlaşabildiğini göstermektedir. (PubMed Central (PMC))

Bu gözlem terk somatiği açısından çok önemlidir.

Çünkü burada bedenin ilk organize ettiği şey her zaman kas tonusu değildir.

Bazen ilk değişen:

DİKKATİN YÖNÜDÜR.

GÖZLER: BAĞLANTIYI KONTROL EDEN SİSTEMİN BİR PARÇASI

Bir ilişkinin durumunu değerlendirmek için yüz, gözler, beden yönelimi ve hareket son derece yüksek bilgi taşır.

Dolayısıyla hyperactivation'da görsel dikkatin sosyal tehdit cue'larına yönelmesi teorik olarak beklenebilir.

Ancak burada çok dikkatli olmak gerekir.

Anksiyete literatüründe threat-related attentional bias üzerine yapılan çalışmalar gerçekten de kaygı ve korku belirtileriyle hem tehdide daha hızlı orienting hem de threat üzerinde dikkatin daha uzun tutulması arasında küçük fakat anlamlı ilişkiler bulmuştur. 2022'de 40 eye-tracking çalışmasını birleştiren meta-analizde hem threat'e reflexive orienting hem de threat üzerinde attention maintenance kaygı/korku belirtileriyle ilişkiliydi. (PubMed)

Fakat:

Bu bulgu doğrudan “terk şeması olan kişinin gözleri partnerine kilitlenir” anlamına gelmez.

Genel anxiety threat-bias literatürünü attachment-specific davranışa birebir çeviremeyiz.

Daha doğru klinik hipotez şudur:

Terk tehdidi bağlamında bazı kişiler, bağlantının durumuna ilişkin görsel sosyal sinyallere daha fazla dikkat ayırabilir.

Somatik çalışmada bu nedenle “nereye bakıyorsun?” sorusu değer kazanır.

ATTENTIONAL BIAS TEK BİR ŞEY DEĞİLDİR

Threat-related attention üç farklı biçimde görülebilir:

FACILITATED ORIENTING

Tehdide daha hızlı yönelme.

DIFFICULTY DISENGAGING

Tehditten dikkati ayırmakta güçlük.

ATTENTIONAL AVOIDANCE

Tehditten dikkati uzaklaştırma.

Kaygı literatürü bu üç mekanizmanın birbirinden ayrılması gerektiğini gösterir. Tehdide yönelik attentional bias yalnızca “daha fazla bakmak” değildir; bazen tehdit hızla fark edilir ama daha sonra ondan kaçınılır. (PubMed Central (PMC))

Bu terk şeması için çok değerlidir.

Çünkü hyperactivation'daki göz davranışı şöyle olabilir:

bak → kontrol et → tekrar bak

veya:

bak → kötü hisset → gözünü kaçır → tekrar kontrol et.

Somatik olarak gördüğümüz şey bu nedenle sabit bir “gaze pattern” değil, bir attention strategy olabilir.

SCANNING VE ORIENTING AYNI ŞEY DEĞİLDİR

Bu ayrım ileride somatik protokolümüzün önemli parçalarından biri olacaktır.

SCANNING

belirli bir sonucu bulmaya yönelik tekrarlayıcı arama olabilir.

“Bir sorun var mı?”

“Yüzünde bir değişiklik var mı?”

“Nereye bakıyor?”

ORIENTING

ise çevrenin daha geniş biçimde örneklenmesidir.

“Burada başka neler var?”

“Sağımda ne var?”

“Arkamdaki alan nasıl?”

“Ses nereden geliyor?”

Hyperactivation'da scanning kolayca confirmation-seeking haline gelebilir.

Kişinin sisteminde prior:

“Bağlantı değişiyor olabilir.”

ise sürekli scanning yeni tehdit kanıtları bulabilir.

Bu nedenle somatik orienting'in amacı:

gözleri sakinleştirmek

değil,

attention field'ı attachment figure dışına yeniden genişletmek

olarak düşünülebilir.

GÖZLERDEN BAŞA: ORIENTATION BEDENSEL HALE GELİR

Gözlerin bir şeye yönelmesi baş ve boyun organizasyonuyla yakın ilişki içindedir.

Görsel hedef yeterince periferik hale geldiğinde baş dönmeye başlayabilir.

Baş döndüğünde:

cervical proprioception,

vestibular input,

trunk orientation

ile birlikte daha geniş bir motor organizasyon oluşur.

Dolayısıyla belirli bir kişiyi izlemek yalnızca retinal bir süreç değildir.

Bütün organizma ona doğru orient olabilir.

Ancak burada yine önemli bir akademik sınır vardır:

Başın öne gitmesi veya gövdenin birine dönmesi terk şemasının biyobelirteci değildir.

Bu postürlerin binlerce başka nedeni vardır.

Somatik açıdan anlamlı olan:

RELATIONAL CUE'DAN ÖNCE

ve

RELATIONAL CUE'DAN SONRA

organizasyonun nasıl değiştiğidir.

“BEDEN ÖNE GİDİYOR” NE ANLAMA GELEBİLİR?

Bir kişi partnerinin uzaklaştığını fark ettiğinde:

baş öne gidebilir,

gövde hafifçe yaklaşabilir,

sandalye üzerinde ağırlık öne taşınabilir,

kol uzayabilir.

Bu biomechanical davranışları “terk postürü” olarak adlandırmak doğru olmaz.

Ama eğer aynı kişide belirli attachment cues sırasında tekrar tekrar ortaya çıkıyorsa bunlar bir approach tendencynin motor ifadeleri olabilir.

Bu durumda practitioner:

“Dik dur.”

dememelidir.

Daha yararlı soru:

“Bedenin nereye gitmek istiyor?”

olabilir.

Çünkü postürün kendisini düzeltmek yerine davranışın işlevini öğrenmek gerekir.

REACH: BAĞLANTIYA DOĞRU MOTOR EYLEM

Terk somatiği açısından en önemli motor kavramlardan biri reachtir.

Reach insan motor sisteminin temel goal-directed davranışlarından biridir.

Görsel hedef,

baş ve göz koordinasyonu,

scapular hareket,

omuz,

dirsek,

önkol,

el

birlikte organize olur.

Fakat reach'i:

“attachment reflex”

olarak adlandırmak doğru değildir.

Reach birçok amaç için kullanılır.

Bir fincanı almak.

Bir kapıyı açmak.

Bir insana dokunmak.

Terk şeması bağlamında reach'in önemi, proximity-seeking davranışının sensorimotor bileşenlerinden biri olabilmesidir.

Kişi birine doğru fiziksel veya metaforik olarak uzanır:

“Elimi tut.”

“Bana bak.”

“Benimle konuş.”

“Burada kal.”

Bu nedenle somatik çalışmada kolu uzatma hareketi attachment behavior'ın kendisi değildir; fakat yaklaşma eyleminin güvenli bir motor laboratuvarı olabilir.

REACH'İN EN ÖNEMLİ KISMI UZANMAK DEĞİL, GERİ DÖNEBİLMEKTİR

Hyperactivation'da yaklaşma davranışı kolayca tek yönlü hale gelebilir.

İlişkisel tehdit artar.

Kişi yaklaşır.

Karşılık gelmez.

Daha fazla yaklaşır.

Karşılık hâlâ gelmez.

Daha fazla aktivasyon.

Burada hareket sisteminin klinik problemi:

REACH

değil,

IRREVERSIBLE REACH

olabilir.

Yani:

“Bir kez bağlantıya doğru gittiysem duramıyorum.”

Bu nedenle terk somatiğinde reach çalışmasını yalnızca:

kolunu uzat

şeklinde yapmamalıyız.

Daha zengin yapı:

REACH

PAUSE

FEEL

RETURN

olmalıdır.

Kol uzanır.

Durur.

El hedefe ulaşmak zorunda değildir.

Sonra geri gelir.

Beden şu motor bilgiyi öğrenmeye başlar:

“Yaklaşma dürtüsünün başlaması, onu sonuna kadar götürmek zorunda olduğum anlamına gelmez.”

PROXIMITY SEEKING İLE COMPULSIVE PURSUIT ARASINDAKİ FARK

Bu ayrım terk şeması çalışmasının etik ve klinik açıdan önemli noktalarından biridir.

Bağlantı istemek normaldir.

Partnerin erişilebilirliğini sormak normaldir.

Ayrılık sırasında distress yaşamak normaldir.

Ancak attachment system yüksek activation altında olduğunda yakınlık arama:

tekrarlayıcı,

yoğun,

esnek olmayan

hale gelebilir.

Attachment anxiety ile excessive reassurance seeking arasında ilişki gösteren çalışmalar vardır. Reassurance seeking özellikle ilişkinin güvenliği ve attachment'a ilişkin belirsizlik çevresinde ortaya çıkabilir. (PubMed)

Bu nedenle amaç:

“Artık reassurance isteme.”

değildir.

Daha iyi ayrım:

CONNECTION REQUEST

“Şu anda biraz desteğe ihtiyacım var.”

ile

COMPULSIVE CERTAINTY SEEKING

“Bana tekrar tekrar gitmeyeceğini söyle.”

arasındadır.

Birincisi relational communication olabilir.

İkincisi uncertainty'yi sıfırlamaya çalışan bir regulation strategy haline gelebilir.

REASSURANCE NEDEN GERÇEKTEN İŞE YARAR?

Burada önemli bir nüans vardır.

Reassurance seeking'i yalnızca maladaptive davranış olarak görmek de doğru değildir.

Partnerin güvence vermesi gerçekten attachment distress'i azaltabilir.

Yakın tarihli çift araştırmaları, kişilerin partnerlerinin attachment anxiety'sini belli ölçüde algılayabildiklerini ve partneri daha anxious algıladıklarında kişisel stres konuşmalarında ve günlük yaşamda daha fazla reassurance sağlayabildiklerini göstermektedir. (PubMed)

Daha eski deneysel çalışmalar da attachment anxiety yüksek kişilerin ilişki tehdidi sırasında kullandıkları bazı stratejilerin partnerden reassurance üretip kısa vadede daha fazla güvenlik ve ilişki doyumu yaratabileceğini göstermiştir. (PubMed)

Dolayısıyla reassurance:

“kötü davranış”

değildir.

Problem reassurance'ın tek düzenleme mekanizması haline gelmesidir.

Somatik hedef co-regulation'ı ortadan kaldırmak değil:

co-regulation ile self-support arasında geçiş kapasitesi yaratmaktır.

HYPERACTIVATION VE PROTEST

Bağlantı tehdit altına girdiğinde proximity seeking işe yaramazsa protest artabilir.

Bu:

ağlama,

ses yükseltme,

öfke,

suçlama,

ısrar,

ilişki hakkında yoğun konuşma isteği

şeklinde görünebilir.

Burada protest ile aggression arasındaki farkı korumak gerekir.

Attachment protest'ın temel işlevi:

bağlantıyı yeniden kurmak

olabilir.

Dolayısıyla kişinin:

“Beni neden aramadın?”

diye yüksek duygulanımla konuşması doğrudan “fight response” olarak sınıflandırılmamalıdır.

Bu bir attachment bid olabilir.

Elbette protest davranışının bazı biçimleri ilişkisel olarak zarar verici hale gelebilir.

Attachment anxiety ve ilişki tehdidi üzerine çalışmalar hyperactivating stratejilerin bazı kişilerde coercive, guilt-inducing veya partner üzerinde baskı oluşturan biçimlere dönüşebildiğini göstermektedir; ancak bu ilişkiler bağlamdan ve stres düzeyinden etkilenir. (PubMed Central (PMC))

SES: “BURADAYIM, SEN NEREDESİN?”

Attachment protest'ın güçlü bileşenlerinden biri sestir.

Çocuk bakım vereni çağırır.

Yetişkin:

ismi söyleyebilir,

seslenebilir,

soru sorabilir,

ağlayabilir,

ses yüksekliğini değiştirebilir.

Somatik açıdan ses:

solunum,

laryngeal motor control,

orofacial organization,

auditory feedback

ile bütünleşik bir motor davranıştır.

Fakat:

“Terk protestosu vagus sinirinden çıkar.”

diyemeyiz.

Vagus larengeal fonksiyonlarda anatomik olarak önemlidir; ancak attachment protest çok daha geniş cortical, brainstem, autonomic ve motor ağların ürünüdür.

Somatik çalışmada ses kullanacaksak amacı:

“vagusu aktive etmek”

değil,

VOCAL AGENCY

olmalıdır.

Kişi:

“Buradayım.”

“Dur.”

“Gel.”

“Hayır.”

“Şimdi konuşmak istemiyorum.”

gibi farklı sosyal-motor ifadeler arasındaki farkı deneyebilir.

ELLER: TUTMA, ARAMA VE KONTROL ETME

Hyperactivation'da eller çok ilginç bir somatik alan olabilir.

Telefonu almak.

Mesaj yazmak.

Birinin kolunu tutmak.

Dokunmak.

Yakına çekmek.

Eller bağlanma davranışının pek çok modern biçiminde doğrudan rol oynar.

Fakat tekrar:

eller terk şemasını taşımaz.

Eller eylemi gerçekleştirir.

Somatik practitioner açısından soru:

“Activation geldiğinde eller ne yapmak istiyor?”

olabilir.

Telefon?

Dokunmak?

Kavramak?

Sıkmak?

Göğse gelmek?

Hareketsizleşmek?

Bu action tendency bize zihinsel hikâyeden farklı bir bilgi verebilir.

GÖĞÜS VE STERNUM: “AÇIK/KAPALI” MODELİNE DİKKAT

Somatik içeriklerde terk, yas ve ilişkisel korku sıklıkla “kapalı kalp”, “çökmüş göğüs” gibi metaforlarla anlatılır.

Bu dili anatomik gerçek gibi kullanamayız.

Göğüs kafesi:

solunum,

spinal postür,

skapular mechanics,

yük,

yorgunluk,

ağrı,

alışkanlık

gibi çok sayıda etkenden etkilenir.

Hyperactivation sırasında bazı kişiler göğüslerini öne doğru yöneltebilir.

Bazıları tam tersine sternumu geri çekebilir.

Bazıları belirgin postüral değişiklik göstermeyebilir.

Dolayısıyla somatik değerlendirmede:

“Göğsünü aç.”

yerine:

“Bu kişi ilişki tehdidi sırasında thorax'ını nasıl organize ediyor?”

sorusunu kullanmak daha akademik ve klinik olarak daha anlamlıdır.

NEFES: İLİŞKİYİ KAYBETMEMEK İÇİN NEFESİ DÜZELTMEK GEREKMEZ

Hyperactivation sırasında solunum değişebilir.

Fakat bu değişim tehlikeli veya patolojik olmak zorunda değildir.

Kişi konuşmaya hazırlanıyor olabilir.

Ağlıyor olabilir.

Motor activation artmıştır.

Somatik uygulamalarda otomatik olarak:

“Yavaş nefes al.”

demek bazen davranışın bilgisini ortadan kaldırabilir.

Önce:

“Nefes ne yapıyor?”

“Konuşmaya mı hazırlanıyor?”

“Ağlamayı mı tutuyor?”

“Nefes verirken ne değişiyor?”

gibi sorular daha değerlidir.

Sonra kişi isterse solunumu değiştirebilir.

AWARENESS BEFORE CORRECTION.

AĞIRLIĞIN ÖNE GİTMESİ: BİR SOMATİK HİPOTEZ

Hyperactivation'ı bedenle çalışırken ilginç bir gözlem alanı center of pressure / ağırlık organizasyonu olabilir.

Yaklaşma davranışı sırasında ağırlığın öne aktarılması normal biomekaniktir.

Eğer attachment cue sırasında kişi:

topuklarından uzaklaşıyor,

gövdeyi öne taşıyor,

oturduğu yerde öne kayıyor

ise,

bu yaklaşma preparation'ıyla uyumlu olabilir.

Ancak bu konuda terk şemasına özgü doğrudan kanıt yoktur.

Dolayısıyla bunu:

KANITLANMIŞ TERK PATERNİ

olarak değil,

SOMATİK DEĞERLENDİRME HİPOTEZİ

olarak kullanabiliriz.

Practitioner şöyle sorabilir:

“Bu kişiyi düşünürken ağırlığın ayakta nereye gidiyor?”

Sonra:

“Biraz topukları da hissedebilir misin?”

Buradaki hedef “doğru postür” değildir.

Approach ile self-support'u aynı anda tutabilmektir.

BACK-BODY SUPPORT HYPERACTIVATION'DA NEDEN DEĞERLİ OLABİLİR?

Hyperactivation'ın attentional ve motor vektörü dışarıdaki attachment figure'a doğru kayabilir.

Bu nedenle somatik olarak posterior support'a dikkat vermek yararlı olabilir:

sandalye,

duvar,

zemin,

posterior pelvis,

skapula,

arka kaburgalar.

Burada “back body güven hissidir” diye anatomik bir iddia kurmuyoruz.

Çok daha basit bir mekanizma var:

Dikkatin tamamı dışarıdaki kişideyken vücudun mevcut mekanik desteğinin fark edilmesini sağlıyoruz.

Kişi aynı anda:

partneri isteyebilir

ve

sandalyenin onu taşıdığını hissedebilir.

Bu çok önemli bir somatik çift kapasitedir:

CONNECTION NEED + SELF-SUPPORT.

AYAKLAR: “GROUNDING” Mİ, PROPRIOCEPTIVE REFERENCE MI?

Somatik terapide ayaklar çoğu zaman:

“grounding”

adı altında kullanılır.

Grounding klinik olarak yararlı bir kavram olabilir ama nörofizyolojik açıklaması dikkatli yapılmalıdır.

Ayak tabanından gelen:

cutaneous pressure,

joint position,

load information

bedenin postural control ve proprioceptive organizasyonuna katkıda bulunur.

Dolayısıyla terk hyperactivation sırasında ayağa dikkat vermenin mantığı:

“enerjiyi aşağı indirmek”

değil,

organizmaya başka bir güvenilir sensory reference eklemek

olarak açıklanabilir.

Bu çok daha sağlam bir modeldir.

HYPERACTIVATION'DA EN ÖNEMLİ SOMATİK SORU: “NE YAPMAK İSTİYORSUN?”

Birçok somatik seans:

“Nerede hissediyorsun?”

sorusunda kalır.

Terk şemasında bu yetersizdir.

Çünkü attachment sistemi davranış sistemidir.

Dolayısıyla ikinci soru mutlaka gelmelidir:

“Beden ne yapmak istiyor?”

Uzanmak?

Gitmek?

Telefonu almak?

Tutmak?

Konuşmak?

Seslenmek?

Yaklaşmak?

Ağlamak?

Bakmak?

Beklemek?

Burada:

SENSATION

ile

ACTION TENDENCY

birbirinden ayrılır.

Bu ayrım Somatic Experiencing'in ileride kullanacağımız motor completion yaklaşımı açısından da önemlidir.

FAKAT HER DÜRTÜ TAMAMLANMAMALIDIR

Somatik alanda başka bir aşırı basitleştirme vardır:

“Beden ne yapmak istiyorsa yaptır ve response tamamlanır.”

Bu klinik olarak güvenilir bir genel kural değildir.

Özellikle attachment hyperactivation'da dürtü:

partneri tekrar tekrar aramak,

onu fiziksel olarak durdurmak,

kontrol etmek,

ilişkisel sınırını ihlal etmek

olabilir.

Somatik therapy'nin amacı compulsive action'ı meşrulaştırmak değildir.

Dürtünün motor formunu güvenli ve sembolik ölçekte incelemek mümkündür.

Örneğin:

“Kol uzanmak istiyor.”

Gerçek kişiye gitmek yerine:

kol birkaç santimetre uzanır.

Durur.

Geri gelir.

Böylece:

impulse ile behavior arasına choice eklenir.

HYPERACTIVATION'IN PARADOKSU

Hyperactivation'ın amacı bağlantıyı korumaktır.

Fakat aşırı hale geldiğinde kullandığı stratejiler ilişkinin kalitesini zorlayabilir.

Sürekli reassurance.

Sürekli monitoring.

Sürekli protest.

Partnerin alanına tahammül edememe.

Bunlar karşı tarafın daha fazla mesafe istemesine yol açabilir.

Sonra sistem:

“Bak, uzaklaşıyor.”

der.

Böylece self-reinforcing bir interpersonal loop oluşabilir.

Attachment anxiety ve couple dynamics literatürü bu nedenle hyperactivating davranışları yalnızca bireyin iç problemi olarak değil, partner responses ile karşılıklı biçimde şekillenen ilişkisel süreçler olarak ele alır. (PubMed Central (PMC))

Terk şemasının kendisini tekrar üretmesinin yollarından biri bu olabilir.

HYPERACTIVATION VE OTONOM FİZYOLOJİ

Attachment anxiety'nin stres fizyolojisiyle ilişkili olduğuna dair bulgular vardır.

Bazı çalışmalarda daha yüksek attachment anxiety:

daha yüksek HPA reactivity,

relationship conflict sonrası cortisol yanıtları,

bazı kişilerarası stres görevlerinde daha yüksek kardiyovasküler activation

ile ilişkilendirilmiştir. (PubMed Central (PMC))

Ancak attachment insecurity ile fizyolojik reactivity arasındaki ilişki basit değildir.

Erken yaşam attachment insecurity çalışmalarının meta-analitik değerlendirmelerinde de fizyolojik sonuçların ölçüm sistemi ve attachment pattern'e göre farklılaşabildiği görülmüştür. (PubMed)

Dolayısıyla tekrar:

HYPERACTIVATION ≠ SEMPATİK DOMİNANS.

Daha doğru ifade:

Hyperactivating attachment stratejileri bazı kişilerde daha yoğun veya daha uzun süren stress-related physiological activation ile birlikte bulunabilir.

HYPERACTIVATION'DA SOMATİK HEDEF “SAKİN OLMAK” DEĞİLDİR

Burada dosyanın genel prensibine geri dönüyoruz.

Kişi sevdiği birini kaybetme ihtimaliyle karşılaşıyor.

Organizmanın hiç tepki vermemesi hedef değildir.

Daha sağlıklı kapasite:

ALGILA

Bağlantıda bir değişiklik var mı?

HİSSET

Beden nasıl cevap veriyor?

ORIENT

Gerçek çevresel bilgi ne?

AYIRT ET

Sinyal ile yorum aynı mı?

DÜRTÜYÜ FARK ET

Ne yapmak istiyorum?

BEKLE

Hemen yapmak zorunda mıyım?

SEÇ

Bağlantı istemek mi, beklemek mi, sınır koymak mı?

HAREKET ET

Seçtiğim davranışı yap.

Bu nedenle hyperactivation somatiğinin merkezindeki beceri:

suppression değil modulation'dır.

FELDENKRAIS AÇISINDAN HYPERACTIVATION: TEK HAREKETTEN ÇOK SEÇENEK

Feldenkrais'in bu alana getirebileceği en değerli katkı:

VARIABILITY.

Örneğin kişi bağlantı tehdidinde otomatik olarak:

göz → baş → gövde → kol

ile partner yönüne gidiyor.

Bunu düzeltmiyoruz.

Önce fark ediyoruz.

Sonra varyasyonlar:

Göz gider, baş kalır.

Baş gider, gözler başka noktada kalır.

Kol uzanır, gövde kalır.

Gövde gider, kol bekler.

Kol yarıya kadar gider ve döner.

İki kol yerine tek kol gider.

Bir el bedende kalırken diğeri uzanır.

Burada motor sistem şu deneyimi kazanır:

“Approach tek bir bütünsel zorunluluk değil; parçalanabilir ve seçilebilir bir eylemdir.”

Bu terk hyperactivation'ı azaltma egzersizi değildir.

Sensorimotor differentiation çalışmasıdır.

SOMATIC EXPERIENCING AÇISINDAN HYPERACTIVATION

SE açısından hyperactivation'ın güçlü avantajı şudur:

Action tendency çoğu zaman görünürdür.

Reach.

Orient.

Protest.

Push.

Approach.

Ancak SE yaklaşımında yoğun attachment distress'in içine tam olarak dalmak yerine:

TITRATION

kullanmak gerekir.

Örneğin:

“Kendisinin uzaklaştığını yalnızca yüzde on düşün.”

Beden ne yaptı?

Kol milimetrik uzanıyor mu?

Göğüs değişti mi?

Bakış nereye gitti?

Sonra:

PENDULATION.

Tekrar:

ayağa,

duvara,

odaya,

daha nötr bedensel bölgeye.

Daha sonra küçük bir attachment cue tekrar getirilebilir.

Amaç sistemin aktivasyonunu bastırmak değil:

activation'ın içinde kaybolmadan ona yaklaşabilmektir.

ORIENTING: HYPERACTIVATION İÇİN İLK SOMATİK KAPASİTE

Hyperactivation'da attention attachment figure'a kilitleniyorsa ilk somatik hedeflerden biri daha geniş orientation olabilir.

Örneğin kişi bir noktaya bakıyor.

Önce gözlerini hareket ettirmeden:

peripheral field.

Sonra:

sağ.

merkez.

sol.

Sonra baş küçük miktarda katılır.

Sonra kişinin dikkatini çeken nötr bir obje.

Buradaki talimat:

“Tehdit olmadığını gör.”

değildir.

Daha iyi talimat:

“Şu anda mevcut olan bilgiyi biraz daha geniş örnekle.”

Bu ayrım çok değerlidir.

Çünkü practitioner kişinin gerçekten güvenli olduğunu varsaymaz.

Sadece attention'ın tek bir cue tarafından monopolize edilmesini azaltır.

REACH: HYPERACTIVATION İÇİN İKİNCİ KAPASİTE

Sonra connection impulse bastırılmaz.

Kol uzanabilir.

Ama:

çok yavaş.

Belki yüzde yirmi.

Gözler isterse takip eder.

Sonra durur.

Bedensel duyum.

Sonra geri döner.

Böylece sistem:

“Bağlantı isteğim kabul edilebilir.”

ve aynı anda:

“Bağlantı isteğim beni kontrol etmek zorunda değil.”

deneyimini oluşturabilir.

WAIT: HYPERACTIVATION İÇİN ÜÇÜNCÜ KAPASİTE

Belki de hyperactivation'ın en önemli somatik egzersizi hareketsizlik değil:

VOLUNTARY DELAY.

Dürtü geldi.

Ama kişi onu bastırmıyor.

Sadece:

bir saniye.

iki saniye.

üç saniye.

bekliyor.

Bu sırada:

ayağı hissediyor.

bakış açık.

nefes doğal.

Sonra hâlâ istiyorsa action gerçekleştiriliyor.

Amaç:

IMPULSE → SUPPRESSION

değil.

IMPULSE → AWARENESS → DELAY → CHOICE → ACTION.

Terk şemasında agency'nin ilk basamaklarından biri budur.

SELF-SUPPORT: HYPERACTIVATION İÇİN DÖRDÜNCÜ KAPASİTE

Bağlantı istemek ile kendi beden desteğini kaybetmemek aynı anda mümkün olmalıdır.

Bu nedenle:

back-body support,

feet,

pelvic support,

chair,

wall

gibi external mechanical references kullanılabilir.

Kişi uzanır.

Ama sırtı hâlâ duvarı hisseder.

Kişi bakar.

Ama ayakları hâlâ zeminde.

Kişi:

“Gel.”

der.

Ama kendi ekseninde kalır.

Somatik hedefi tek cümleye indirdiğimizde:

“Sana doğru hareket edebilirim ama kendimden çıkmak zorunda değilim.”

HYPERACTIVATION'DA PRACTITIONER NEYİ GÖZLEMLER?

Tek bir “terk postürü” aramayız.

Bunun yerine state change izleriz.

İlişkisel cue geldiğinde:

ATTENTION

Nereye gidiyor?

EYES

Bakış sabitleniyor mu, kontrol ediyor mu, kaçıyor ve geri mi geliyor?

HEAD

Hangi yöne organize oluyor?

THORAX

Yaklaşıyor mu, geri mi geliyor?

WEIGHT

Ağırlık yer değiştiriyor mu?

HANDS

Ne yapmak istiyor?

BREATH

Nasıl değişiyor?

VOICE

Hız, ses yüksekliği, ritim değişiyor mu?

PROXIMITY IMPULSE

Yaklaşmak mı istiyor?

REVERSIBILITY

Başladığı hareketi durdurup geri gelebiliyor mu?

RECOVERY

Güvenilir bilgi geldiğinde sistem güncelleniyor mu?

Bu son iki madde özellikle önemlidir.

REVERSIBILITY: ARAYAN BEDENİN GERÇEK KAPASİTESİ

Hyperactivation'da terapötik ilerlemeyi:

“Artık hiç aramıyor.”

üzerinden ölçmek istemeyiz.

Daha iyi gösterge:

“Aramak istediğinde başka seçenekleri de bulunuyor.”

Reach yapabilir.

Geri gelebilir.

Bakabilir.

Bakışı çevirebilir.

Mesaj isteğini fark edebilir.

Bekleyebilir.

Sonra yine mesaj gönderebilir.

Bağlantı isteyebilir.

Karşı taraf istemediğinde ayrılığı tolere edebilir.

Burada autonomy ile attachment birbirinin karşıtı olmaktan çıkar.

HYPERACTIVATION'IN SOMATİK FORMÜLASYONU

Bu bölümün sonunda artık hyperactivation'ı tek bir cümleyle daha hassas biçimde tanımlayabiliriz:

Terk tehdidi bağlamında hyperactivation, bağlantının erişilebilirliği hakkındaki belirsizliği azaltmak ve proximity'yi yeniden kurmak amacıyla sosyal dikkatin, attachment-related affect'in ve yaklaşma/protest davranışlarının yoğunlaştırıldığı bir ilişkisel düzenleme stratejisidir. Bu strateji bazı bireylerde belirgin otonom ve sensorimotor değişikliklerle birlikte bulunabilir; ancak tek bir anatomik, postüral veya fizyolojik profile indirgenemez.

Somatik çalışmanın hedefi ise:

APPROACH'U SÖNDÜRMEK

değildir.

Daha çok:

ORIENT → FEEL → REACH → PAUSE → RETURN → CHOOSE

repertuarını oluşturmaktır.

Çünkü sağlıklı bağlanma:

birine hiç ihtiyaç duymamak değildir.

Aynı zamanda:

birine ihtiyaç duyduğumuz anda bütün organizasyonumuzu o kişiye teslim etmek zorunda olmamaktır.

Hyperactivation terk sisteminin yalnızca bir yüzüdür.

Bir başka organizmada bağlantının kaybolma ihtimali tam tersini oluşturabilir:

daha az bakmak, daha az istemek, daha az hissetmek, yaklaşma dürtüsünü inhibe etmek ve ihtiyacın kendisini bilinç alanından uzaklaştırmak.

Bu nedenle plandaki sıradaki bağımsız makale:

DEACTIVATION: İHTİYACI BASTIRAN BEDEN

Attachment Avoidance, Yakınlıktan Uzaklaşma, Duygusal Suppression, Motor İnhibisyon ve “Kimseye İhtiyacım Yok” Organizasyonu

başlığıyla devam edecektir.

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
8 DEACTIVATION: İHTİYACI BASTIRAN BEDEN

Attachment Avoidance, Yakınlıktan Uzaklaşma, Duygusal Suppression, Motor İnhibisyon ve “Kimseye İhtiyacım Yok” Organizasyonu Terk şeması her zaman birine doğru koşan, ilişkiyi sürekli kontrol eden vey

 
 
 

Yorumlar


bottom of page