8 DEACTIVATION: İHTİYACI BASTIRAN BEDEN
Attachment Avoidance, Yakınlıktan Uzaklaşma, Duygusal Suppression, Motor İnhibisyon ve “Kimseye İhtiyacım Yok” Organizasyonu
Terk şeması her zaman birine doğru koşan, ilişkiyi sürekli kontrol eden veya yoğun biçimde “gitme” diyen bir beden yaratmaz.
Bazı organizmalar bağlantının kaybolma ihtimaliyle karşılaştığında tam tersini yapar:
daha az yaklaşır,
daha az ister,
daha az gösterir,
daha az yardım talep eder,
ve mümkün olduğunca:
“Buna ihtiyacım yok.”
organizasyonuna geçer.
Bağlanma literatüründe bu örüntü genel olarak deactivating attachment strategies ile ilişkilendirilir.
Attachment avoidance yüksek kişiler, bağlanma figürlerinin ihtiyaç duyulduğunda yeterince erişilebilir veya destekleyici olmayacağına ilişkin beklentiler taşıyabilir. Bu durumda distress sırasında başkalarına yönelmek yerine yakınlık ihtiyacını küçültme, duygusal deneyimi bastırma, destek aramayı azaltma ve self-reliance'ı artırma eğilimi ortaya çıkabilir. Güncel yetişkin bağlanması literatürü bu stratejileri özellikle attachment system'in görünür aktivasyonunu azaltmaya yönelik düzenleme biçimleri olarak tanımlar. (PubMed Central (PMC))
Dolayısıyla deactivation'ın temel sorusu:
“Bağlantıyı nasıl koruyabilirim?”
değil,
çoğu zaman:
“Bağlantıya ihtiyaç duymaktan kendimi nasıl koruyabilirim?”
haline gelir.
Bu ayrım terk şemasının somatik organizasyonunu anlamak açısından kritiktir.
DEACTIVATION DUYGUNUN YOKLUĞU DEĞİLDİR
Deactivating organizasyondaki en büyük klinik hata, düşük dışavurumu düşük duygusal aktivasyonla eşitlemektir.
Kişi:
“Üzülmedim.”
“Umurumda değil.”
“Kimseye ihtiyacım yok.”
“İlişki biterse biter.”
diyebilir.
Bu bazen gerçekten kişinin düşük distress yaşadığı anlamına gelebilir.
Ancak her zaman böyle değildir.
2023 yılında yayımlanan ve yetişkin attachment representations ile emotion regulation arasındaki 37 çalışmayı, toplam 2006 katılımcıyla değerlendiren sistematik derleme, insecure-dismissing attachment'ın belirgin biçimde emotionally deactivating bir stratejiyle ilişkili olduğunu; buna karşın fizyolojik, biyokimyasal ve nonverbal ölçümlerde duygusal stres belirtilerinin yine de bulunabildiğini gösterdi. (PubMed Central (PMC))
Bu sonuç çok önemlidir.
Çünkü:
EXPRESSION
ile
INTERNAL STATE
aynı şey değildir.
Kişinin ağlamaması,
partnerini aramaması,
bedeninden söz etmemesi,
hatta ilişkisel olayı küçümsemesi,
organizmanın hiçbir şey işlemediği anlamına gelmez.
FAKAT “İÇERİDE MUTLAKA ÇOK YOĞUN ŞEYLER VAR” DA DİYEMEYİZ
Burada ters yöndeki klinik hataya da düşmemek gerekir.
Avoidant veya dismissing görünen herkesin:
“aslında içinde çok yoğun terk korkusu vardır.”
diye yorumlanması da bilimsel değildir.
Bazı kişiler attachment-related distress'i gerçekten başarılı biçimde downregulate edebilir.
Fraley ve Shaver'ın klasik deneyleri dismissing-avoidant yetişkinlerin abandonment-related düşünceleri bilinç alanından uzaklaştırabildiklerini ve belirli koşullarda attachment-system suppression'ın fizyolojik arousal'ı da azaltabildiğini göstermiştir. (PubMed)
2024 yılında yayımlanan daha güncel bir psychophysiology çalışması da deactivation düzeyi yüksek kişilerin attachment-related değerlendirme sırasında bazı koşullarda daha düşük electrodermal reactivity gösterebildiğini bildirdi. (PubMed)
Dolayısıyla en doğru akademik ifade şudur:
Deactivation bazen duygusal deneyimin görünür ifadesini azaltırken fizyolojik activation devam edebilir; bazı durumlarda ise strateji gerçekten attachment-related activation'ın belirli bileşenlerini azaltabilir.
Tek bir fizyolojik profil yoktur.
DEACTIVATION'IN TEMEL MANTIĞI: İHTİYACI KÜÇÜLTMEK
Attachment system'in normal işleyişinde tehdit ortaya çıktığında kişi güvenilir bir bağlanma figürüne yönelir.
Deactivating stratejide bu yönelim inhibe edilebilir.
Çünkü sistem daha önce şu tür bir düzenlilik öğrenmiş olabilir:
ihtiyaç göster → karşılık gelmez
veya:
yaklaş → reddedil
yakınlık iste → karşı taraf uzaklaşır
duygu göster → zayıflık veya yük olarak değerlendiril
Bu durumda oldukça işlevsel bir adaptasyon ortaya çıkabilir:
“İhtiyacımı azaltırsam hayal kırıklığını da azaltırım.”
Gelişimsel attachment modellerinde deactivating stratejiler, bakım verenin reddedici, mesafeli veya çocuğun attachment bids'ına karşı geri çekilen biçimde davranmasıyla ilişkilendirilmiştir. Davranış düzeyinde bunlar self-soothing, bağımsızlık vurgusu ve attachment ihtiyaçlarının inkâr edilmesi şeklinde görülebilir. (PubMed Central (PMC))
Ancak yine deterministik bir model kurmamak gerekir.
Her avoidant yetişkinin çocukluğunda aynı deneyimin yaşandığını iddia edemeyiz.
“KİMSEYE İHTİYACIM YOK” GERÇEKTEN BAĞIMSIZLIK MIDIR?
Bağımsızlık sağlıklı bir kapasitedir.
Tek başına olmak,
kendi kararlarını vermek,
self-regulation,
kişisel alan,
özerklik
psikolojik sağlık açısından önemlidir.
Bu nedenle attachment avoidance ile autonomy aynı şey değildir.
Deactivation'daki yapı bazen compulsive self-reliance olarak tanımlanır.
Aradaki fark şudur:
AUTONOMY
“Tek başıma yapabilirim.”
COMPULSIVE SELF-RELIANCE
“Tek başıma yapmak zorundayım.”
Birincisinde choice vardır.
İkincisinde relational dependence tehdit gibi algılanabilir.
Yakın tarihli emotion-regulation flexibility araştırmaları attachment avoidance'ın daha fazla duygusal suppression, daha az reassurance seeking ve tehdit sırasında daha düşük care-seeking ile ilişkili olduğunu; bunun kişilerarası regulation yerine intrapersonal regulation'a aşırı yaslanma biçimi alabileceğini göstermektedir. (PubMed Central (PMC))
Dolayısıyla deactivation somatiğinde hedef kişiyi:
“başkasına bağımlı hale getirmek”
değildir.
Hedef:
self-regulation ile interpersonal regulation arasında choice oluşturmak
olmalıdır.
DEACTIVATION VE ATTENTIONAL AVOIDANCE
Hyperactivation bölümünde sosyal tehdide yönelik scanning'i ele almıştık.
Deactivation'da dikkat stratejisi farklılaşabilir.
Kişi tehdit sinyalini tamamen görmezden gelmeyebilir.
Hatta bazı çalışmalar avoidant kişilerin olumsuz sosyal bilgiyi erken aşamada oldukça hızlı algılayabildiğini, ardından attention'ı bu bilgiden uzaklaştırabildiğini düşündürmektedir.
Bu örüntü:
VIGILANCE → AVOIDANCE
olarak tarif edilmiştir.
2023 tarihli face-processing çalışması avoidant attachment-style katılımcılarda olumsuz yüz ifadelerine karşı erken perceptual vigilance bulunduğunu, ardından yaklaşık 200 ms gibi erken bir aşamada attentional disengagement eğiliminin ortaya çıkabildiğini bildirdi. Çalışmanın yazarları bunu threat'i hızlı biçimde algılayıp daha sonra defensive attentional avoidance kullanma eğilimiyle uyumlu yorumladı. (PubMed Central (PMC))
Başka deneysel çalışmalar da avoidant kişilerin attachment-related negatif materyalden dikkati ayırma biçimlerinin secure gruplardan farklılaşabildiğini göstermektedir. (PubMed)
Dolayısıyla deactivation:
“tehdidi fark etmiyor.”
demek değildir.
Bazen daha doğru formülasyon:
“Tehdidi fark edip işlemeyi erken kesiyor.”
olabilir.
GÖZLER: BAKMAMAK DA BİR ATTENTION STRATEGY OLABİLİR
Somatik olarak bunun çok ilginç sonuçları vardır.
Hyperactivation'da soru:
“Gözler sürekli nerede?”
iken,
deactivation'da soru:
“Gözler neden orada kalamıyor?”
olabilir.
Kişi relational cue geldiğinde:
yüzden gözlerini çekebilir,
çevrede başka bir objeye bakabilir,
telefonuna dönebilir,
bedenini başka yöne çevirebilir.
Ancak:
“Gözünü kaçırıyorsa avoidant attachment vardır.”
diyemeyiz.
Eye contact;
kültür,
otizm spektrumu,
sosyal kaygı,
utangaçlık,
görsel işlem,
kişisel sınır
gibi çok sayıda faktörden etkilenir.
Somatik olarak yine state change değerlidir.
Kişi nötr bir konuşmada rahatça bakarken attachment-related içerik ortaya çıktığında sistematik biçimde bakışı kesiyorsa bu, üzerinde çalışılabilecek bir attention pattern olabilir.
ATTENTIONAL AVOIDANCE'IN İŞLEVİ
Neden bakışı uzaklaştıralım?
Çünkü attention emotion'ı besleyebilir.
Partnerin yüzüne baktıkça:
üzüntü,
özlem,
öfke,
yaklaşma isteği
artabilir.
Dikkati başka yere çevirmek bu activation'ı azaltabilir.
Bu nedenle attentional avoidance her zaman “kötü coping” değildir.
Kısa süreli olarak oldukça etkili olabilir.
Sorun daha çok esneklik kaybolduğunda ortaya çıkar.
Kişi artık:
isterse bakamıyor,
isterse yakınlıkta kalamıyor,
isterse distress'i paylaşamıyorsa,
strateji choice olmaktan çıkıp zorunlu organizasyona dönüşmüştür.
DEACTIVATION VE DUYGUSAL SUPPRESSION
Deactivation'ın en fazla araştırılmış yönlerinden biri emotional suppression'dır.
Suppression, duygu ortaya çıktıktan sonra onun dışavurumunu veya bilinçli işlemlemesini azaltmaya yönelik emotion-regulation stratejilerinden biridir.
Attachment avoidance ile:
duygu bastırma,
distress'i minimize etme,
attachment-related thoughts'ı uzaklaştırma
arasında çeşitli çalışmalar ilişki göstermiştir. (PubMed)
Ancak suppression'ın tek başına “kötü” olduğunu söylemek de doğru değildir.
Context önemlidir.
Bazı durumlarda:
öfkeyi hemen ifade etmemek,
bir toplantıda distress'i geçici olarak yönetmek,
kriz anında duyguyu kısa süre ertelemek
oldukça işlevsel olabilir.
Emotion-regulation sağlığı tek bir stratejiyi hiç kullanmamak değil, stratejiler arasında bağlama göre geçiş yapabilmek ile daha iyi açıklanır.
Bu nedenle deactivation'da temel problem suppression değil:
RIGID SUPPRESSION
olabilir.
BEDENDE SUPPRESSION NEYE BENZER?
Burada özellikle dikkatli olmalıyız.
Duygusal suppression'ın tek bir postüral görünümü yoktur.
Somatik alanda kolayca:
çene sıkmak,
nefesi tutmak,
göğsü kapatmak,
boğazı sıkmak
“suppression belirtileri” ilan edilir.
Bunların hiçbiri attachment avoidance'a özgü değildir.
Fakat bireysel değerlendirmede kişi relational distress sırasında tekrar tekrar belirli motor organizasyonlar gösteriyorsa bunlar suppression sürecinin bir parçası olabilir.
Örneğin:
ses oluşacakken çenenin kapanması,
ağlama yaklaşırken yutkunmanın artması,
el uzanacakken kolun geri çekilmesi,
bedenin partnerden uzaklaşması.
Burada somatik soru:
“Beden ne yapmaya başlamıştı ve hangi noktada durdurdu?”
olabilir.
Bu soru deactivation açısından son derece değerlidir.
MOTOR İNHİBİSYON: YAPMAMAK DA BİR EYLEMDİR
Motor sistem yalnızca hareket üretmez.
Hareketi inhibe etmek de aktif neural control gerektirir.
Terk şemasındaki deactivation'ı bu nedenle yalnızca:
hareket yok
şeklinde düşünmemeliyiz.
Belki de hareket vardı:
yaklaşma.
reach.
seslenme.
dokunma.
Ama sistem onu tamamlanmadan durduruyor.
Burada önemli somatik ayrım:
NO IMPULSE
ile
INHIBITED IMPULSE
arasındadır.
Bir kişide gerçekten yaklaşma dürtüsü olmayabilir.
Başka bir kişide ise:
“Elim ona gidecek gibi oluyor ama hemen geri çekiyorum.”
deneyimi vardır.
Bu iki durum aynı değildir.
REACH'İN TERSİ: WITHDRAWAL
Hyperactivation'da reach'in tek yönlü hale gelmesini tartışmıştık.
Deactivation'da ise motor repertuarın baskın hareketi bazen:
WITHDRAWAL
olabilir.
Beden:
geri çekilir,
kol bedene gelir,
gövde dönüp uzaklaşır,
kişilerarası mesafe büyür.
Withdrawal'ın kendisi patolojik değildir.
İnsanların geri çekilebilmesi gerekir.
Sağlıklı boundary için bazen mesafe şarttır.
Problem:
yakınlık ortaya çıktığında withdrawal'ın otomatik tek seçenek olmasıdır.
Bu nedenle somatik hedef:
“geri çekilmeyi durdur”
değildir.
Daha çok:
WITHDRAW → PAUSE → RETURN IF DESIRED
kapasitesini geliştirmektir.
WITHDRAWAL DA REVERSIBLE OLMALIDIR
Bu terk somatiği modelinin önemli prensiplerinden biridir.
Hyperactivation'da:
REACH → RETURN
çalışmıştık.
Deactivation'da:
WITHDRAW → RETURN
çalışılmalıdır.
Kişi kolunu bedene doğru çeker.
Bekler.
Sonra isterse yeniden uzatır.
Gövde kişiden hafifçe uzaklaşır.
Sonra geri dönebilir.
Bakış başka yere gider.
Sonra tekrar bulabilir.
Bu küçük motor sekansın mesajı:
“Uzaklaşabilirim ve uzaklaşmak zorunda kalmadan geri de gelebilirim.”
DEACTIVATION'DA SEPARATION ZATEN FAZLA MI?
İlk bakışta:
“Avoidant kişinin zaten separation problemi yok.”
denebilir.
Fakat mesele separation'ın miktarı değildir.
VOLUNTARY SEPARATION
ile
DEFENSIVE DISCONNECTION
aynı şey değildir.
Sağlıklı separation:
“Bir süre yalnız kalmak istiyorum ve sonra yeniden görüşebiliriz.”
olabilir.
Defensive disconnection ise:
“İhtiyaç hissetmeye başladığım için bağlantıyı kapatmalıyım.”
şeklinde çalışabilir.
Dolayısıyla deactivation somatiğinin hedefi daha fazla separation değil:
DIFFERENTIATED SEPARATION.
Yani kişi uzaklaşırken bağlantının mental representation'ını tamamen yok etmek zorunda değildir.
YAKINLIK NEDEN TEHDİT HALİNE GELEBİLİR?
Terk şemasına baktığımızda genellikle uzaklaşma tehdidini düşünüyoruz.
Fakat deactivation'da paradoksal biçimde yakınlığın kendisi activation oluşturabilir.
Çünkü yakınlık:
ihtiyaç duymayı,
bağımlılık ihtimalini,
reddedilebilme ihtimalini,
kontrol kaybını,
duygusal görünürlüğü
artırır.
Bu durumda sistem şu prediction'ı taşıyabilir:
“Yaklaşırsam daha sonra kaybetmek daha fazla acıtacak.”
veya:
“Birine ihtiyaç duyduğumu fark edersem kontrolümü kaybederim.”
Bu yüzden terk şeması yalnızca:
SEPARATION THREAT
olarak değil,
bazı kişilerde:
DEPENDENCE THREAT
olarak da organize olabilir.
CARE-SEEKING NEDEN ZORLAŞABİLİR?
Avoidant attachment'ta dikkat çeken bulgulardan biri support-seeking'in azalmasıdır.
Kişi distress altında olsa bile:
yardım istemeyebilir,
partnerine açılmayabilir,
ihtiyacını minimize edebilir.
Bağlanma ve stress physiology üzerine yapılan derlemeler avoidant bireylerin diğerlerini yeterince responsive görmedikleri için distress sırasında support-seeking yerine distance ve deactivation kullanmaya daha yatkın olabileceğini göstermektedir. (PubMed Central (PMC))
Bu somatik çalışma açısından önemli bir sonuç doğurur:
Kişiye:
“Destek iste.”
demek yeterli değildir.
Destek istemek başlı başına bir motor-social skill olarak çalışılabilir.
DESTEK İSTEMENİN SOMATİK BİLEŞENLERİ
Bir insandan yardım istemek için çok sayıda sistem organize olur.
Önce kişi kendi ihtiyacını fark eder.
Sonra diğer kişiye orient olur.
Bakış veya beden yönelimi oluşabilir.
Ses başlar.
Belki el hareket eder.
Kelime çıkar:
“Biraz burada kalabilir misin?”
Bu küçük eylem bile deactivating sistem için oldukça büyük olabilir.
Somatik olarak parçalanabilir:
ORIENT
Karşıdaki kişiye dön.
FEEL
Kendi bedenindeki ihtiyacı fark et.
REACH
Fiziksel veya sembolik küçük yaklaşma.
VOCALIZE
Tek bir kelime.
WAIT
Cevabı zorlamadan bekle.
RECEIVE
Karşılık gelirse onu algıla.
Burada özellikle son aşama önemlidir.
DEACTIVATION'DA RECEIVE KAPASİTESİ
Bağlantıya ulaşabilmek ile bağlantıyı alabilmek aynı şey değildir.
Kişi destek istedi.
Karşı taraf:
“Buradayım.”
dedi.
Ama sistem bunu hemen küçümseyebilir:
“Gerek yok.”
“Zaten önemli değil.”
“Ben hallederim.”
Bu durumda yeni relational evidence geliyor fakat predictive model tarafından yeterince kaydedilmiyor olabilir.
Somatik olarak:
“Karşılık geldiğinde bedende ne oluyor?”
sorusu değer kazanır.
Birinin eli uzandı.
Hemen geri çekiliyor musun?
Kompliman geldi.
Bedende nereye gidiyor?
Destek sunuldu.
Onu birkaç saniye almaya izin verebilir misin?
Bu:
“Başkalarına bağımlı ol.”
egzersizi değildir.
RECEIVING CAPACITY
çalışmasıdır.
SELF-CONTACT DEACTIVATION'DA NASIL KULLANILMALI?
Self-contact somatik terapide sık kullanılan araçlardan biridir.
Ancak deactivating kişi için:
“Elini kalbine koy.”
gibi hızlı, duygusal anlam yüklü cue'lar fazla olabilir.
Daha nötr başlanabilir:
el önkolda.
el uylukta.
avuç başka avuca değiyor.
Burada amaç:
“Kendine sevgi ver.”
değil.
Önce:
CONTACT DISCRIMINATION.
Basınç nasıl?
Sıcaklık?
Avucun hangi kısmı temas ediyor?
Sonra kişi isterse daha duygusal anlamlı bölgelere geçebilir.
Bu Feldenkrais tarzı düşük tehditli sensory discrimination ile çok uyumludur.
DEACTIVATION VE INTEROSEPTİF UZAKLIK
Önceki makalede bazı kişilerin internal bodily states'e düşük erişim gösterebileceğini tartışmıştık.
Deactivation'da kişi:
“Hiçbir şey yok.”
diyebilir.
Somatik practitioner'ın en kötü cevabı:
“Var ama sen hissetmiyorsun.”
olur.
Çünkü bu tekrar kişinin kendi deneyimi üzerinde otoritesini elinden alır.
Daha doğru yaklaşım:
“Şu anda hiçbir şey hissetmiyor olman da bilgi.”
Sonra çok küçük sensory differences:
sağ-sol farkı,
zemin,
sıcaklık,
ağırlık,
hareket kolaylığı
üzerinden awareness genişletilebilir.
Ama yoğun emotion üretmek hedef değildir.
“HİÇBİR ŞEY HİSSETMEMEK” DISSOCIATION DEMEK DEĞİLDİR
Bu da somatik alanda sık yapılan bir hatadır.
Kişi bedensel duyum raporlayamıyorsa hemen:
“dissociation”
denir.
Dissociation spesifik klinik fenomenleri kapsayan daha geniş bir kavramdır.
Düşük interoseptif awareness,
emotional suppression,
alexithymia,
dikkat stratejileri
ve dissociation birbirleriyle ilişkili olabilir ama aynı şey değildir.
Dolayısıyla deactivation'da:
fenomeni tanımlamak, mekanizmayı varsaymaktan önce gelmelidir.
DEACTIVATION VE SES
Hyperactivation'da sesi attachment protest üzerinden tartışmıştık.
Deactivation'da sesin problemi çoğu zaman:
fazla çıkması
değil,
hiç başlamaması
olabilir.
Kişi:
bir şey söylemek ister,
durur.
“Boş ver.”
der.
Konuyu değiştirir.
Bu da motor inhibition açısından çalışılabilir.
Tam cümle istemek yerine:
bir ses.
bir kelime.
“Dur.”
“Kal.”
“Gerek.”
“Hayır.”
Daha sonra cümle.
Burada amaç catharsis değildir.
ACCESS TO EXPRESSION.
ÇENE, DİL VE BOĞAZ: DİKKATLİ BİR SOMATİK OKUMA
Duygusal suppression sırasında orofacial motor patterns değişebilir.
Ancak:
“Çene sıkılığı suppressed attachment'tır.”
gibi bir çıkarım yapılamaz.
Masseter activation,
tongue position,
laryngeal tension
çok sayıda biyomekanik ve psikolojik etkenden etkilenir.
Somatik practitioner ancak kişiye özgü state-dependent değişimi inceleyebilir.
Örneğin:
“İhtiyacını söylemeye yaklaşınca çenede bir şey değişiyor mu?”
Bu çok daha doğru sorudur.
Kranyal sinirlerin gerçek anatomik rolünü ileride ayrı bölümde ayrıntılı biçimde ele alacağız.
DEACTIVATION VE BEDENİN ARKA TARAFA ÇEKİLMESİ
Bazı kişiler attachment-related proximity sırasında center of mass'i veya gövdeyi geriye taşıyabilir.
Bu motor withdrawal ile uyumlu olabilir.
Ancak hyperactivation bölümünde olduğu gibi burada da:
“Avoidant kişi geriye yaslanır.”
şeklinde bir postür profili oluşturamayız.
Somatik değerlendirmede yine değişim önemlidir:
Nötr konuşmada beden nerede?
Yakınlık içeren konu başladığında nerede?
Kişi birine ihtiyaç duyduğunu hayal ettiğinde ağırlık değişiyor mu?
Yaklaşan bir eli hayal ettiğinde gövde ne yapıyor?
Bu sorular postürü teşhis aracına dönüştürmeden sensorimotor organization'ı incelememizi sağlar.
PERSONAL SPACE VE INTERPERSONAL DISTANCE
Deactivation'da kişilerarası mesafe önemli bir çalışma alanıdır.
Yakınlık fazla geldiğinde beden geriye gidebilir.
Bu mutlaka patoloji değildir.
Her insanın personal-space tercihleri vardır.
Somatik çalışma:
“Yakınlığa alış.”
olmamalıdır.
Daha iyi soru:
“Mesafeyi sen ayarlayabiliyor musun?”
Kişi diğerinden:
bir metre,
iki metre,
yarım metre
uzaklıkta durmayı deneyebilir.
Hangi mesafede breath değişiyor?
Hangi mesafede contact mümkün?
Sonra kişi kendi optimum mesafesini seçer.
Bu:
PROXIMITY WITH AGENCY.
DEACTIVATION'DA PUSH NEDEN FARKLI KULLANILMALI?
Hyperactivation'da push:
“Yakınlığı kaybetmeden sınır koyabilirim.”
mesajı taşıyordu.
Deactivation'da kişi zaten sürekli mesafe yaratıyor olabilir.
Bu nedenle yalnızca push çalışmak mevcut stratejiyi güçlendirebilir.
Push'tan sonra mutlaka:
RELEASE
ve
OPTIONAL RETURN
eklenmelidir.
Duvara bas.
Mesafe yarat.
Basıncı azalt.
Eller duvardan tamamen ayrılmak zorunda değil.
Sonra isterse yeniden yaklaş.
Burada öğrenme:
“Sınır koymak bağlantıyı tamamen kapatmak zorunda değil.”
APPROACH DEACTIVATION'DA NASIL ÇALIŞILIR?
Yaklaşma doğrudan yapılmaz.
Titration gerekir.
Örneğin el tamamen uzatılmaz.
Bir santimetre.
Sonra geri.
İki santimetre.
Gözler isterse hareketi takip eder.
Sonra dur.
Bu mikro yaklaşma:
attachment need'in tam yoğunlukta açılması
değildir.
Sisteme yalnızca:
“Approach mümkün.”
bilgisi verir.
Somatic Experiencing'in titration ilkesi burada çok değerlidir.
APPROACH–WITHDRAWAL MICRO-PENDULATION
Deactivation için çok güçlü bir motor yapı:
APPROACH
↓
NOTICE
↓
WITHDRAW
↓
NOTICE
↓
APPROACH
olabilir.
Bir obje veya güvenli nötr hedef kullanılabilir.
Kişiye değil.
El hedefe yaklaşır.
Bedendeki değişim fark edilir.
Sonra uzaklaşır.
Tekrar fark edilir.
Burada practitioner:
“Hangisi daha doğru?”
demez.
Amaç:
MOVEMENT BETWEEN STATES.
Bu model daha sonra Somatic Experiencing bölümündeki pendulation ile ayrıntılı biçimde birleşecektir.
FELDENKRAIS AÇISINDAN DEACTIVATION: HAREKETİ ZORLAMAMAK
Feldenkrais yaklaşımının deactivation'da özel bir avantajı vardır.
Kişiye:
“Daha açık ol.”
gibi psikolojik bir görev verilmez.
Çok küçük hareket seçenekleri sunulur.
Örneğin supine:
baş sağa döner.
Gözler sola bakabilir mi?
Bir kol tavana doğru uzanır.
Scapula ne kadar hareket etmek istiyor?
Kol geri gelir.
Diğer elle fark aynı mı?
Bu çalışmalar doğrudan attachment çalışması değildir.
Ama:
sensory discrimination,
reversibility,
variability
geliştirir.
Daha sonra relational cue eklendiğinde kişinin motor repertoire'u daha geniştir.
DEACTIVATION'DA EN ÖNEMLİ FELDENKRAIS PRENSİBİ: REVERSIBILITY
Deactivating sistemin problemi çoğu zaman:
“Uzaklaşırsam artık geri dönemem.”
şeklinde görünmeyebilir.
Ama davranış pratikte böyle olabilir.
Bir çatışma çıkar.
Kişi kapanır.
Teması keser.
Saatler veya günlerce geri dönemez.
Bu nedenle reversibility çok değerlidir.
Geri çekil.
Dur.
Biraz dön.
Tekrar geri çekil.
Sonra yeniden dön.
Motor sistem:
“Withdrawal geri döndürülebilir.”
deneyimini öğrenir.
Bu sadece biomekanik değil, ileride relational repair için de güçlü bir metafor ve pratik altyapı oluşturabilir.
SOMATIC EXPERIENCING AÇISINDAN DEACTIVATION: AKTİVASYON ARAMAMAK
SE deactivation'da yanlış kullanıldığında practitioner sürekli “activation bulmaya” çalışabilir.
Kişiye:
“Nerede?”
“Daha derine git.”
“Şimdi ne geliyor?”
diye sorarak deneyimi büyütmeye çalışabilir.
Bu gerekli değildir.
Titration burada ters yönden de uygulanabilir:
çok küçük miktarda attachment relevance.
Örneğin:
“Birinden yardım istemeyi yalnızca hayal et.”
Sonra yalnızca:
baş,
göz,
eller,
nefes
ne yapıyor?
Kişi hiçbir şey hissetmiyorsa sorun yok.
Sonra neutral resource.
Daha sonra tekrar küçük yaklaşım.
Burada hedef:
“savunmayı kırmak”
değildir.
CAPACITY BEFORE INTENSITY.
DEACTIVATION'DA PENDULATION
Pendulation yalnızca yoğun activation ile rahatlık arasında yapılmaz.
Burada:
CONNECTION
↔
DISTANCE
arasında da çalışılabilir.
Birine doğru bak.
Sonra çevreye.
Tekrar kişiye.
El yaklaşsın.
Geri gelsin.
Ses başlasın.
Sonra sessizlik.
Tekrar ses.
Böylece attachment system'in tek seçeneği:
OFF
veya:
ON
olmaktan çıkar.
Arada çok sayıda ara ton oluşur.
DEACTIVATION'DA CO-REGULATION NEDEN DİKKATLİ KULLANILMALI?
Somatik terapide co-regulation sıklıkla otomatik olarak iyi kabul edilir.
Oysa deactivating organizmada practitioner'ın yoğun eye contact'ı, sürekli sıcak ses tonu, yakın fiziksel mesafe veya aşırı “ben buradayım” mesajı invasive hissedilebilir.
Co-regulation ancak kişi onu seçebiliyorsa regulation'dır.
Bu nedenle practitioner:
mesafeyi,
bakış süresini,
sessizliği,
konuşma miktarını
kişiye bırakabilmelidir.
Bağlantı bir talep haline gelmemelidir.
RECEIVE WITHOUT CAPTURE
Deactivation somatiğinin çok önemli bir prensibini şöyle adlandırabiliriz:
RECEIVE WITHOUT CAPTURE.
Yani:
“Destek alırsam özgürlüğümü kaybetmek zorunda değilim.”
Bir yüzey bedeni taşır.
Ama beden yüzeye yapışmak zorunda değildir.
Bir el destek verir.
Ama kişi istediğinde ayrılabilir.
Bir insan yakınlaşır.
Ama sınır devam eder.
Bu, deactivating sistemde attachment ile agency'yi birbirinin karşıtı olmaktan çıkarmaya yardım edebilir.
DEACTIVATION'DA PROTEST NEREYE GİDER?
Hyperactivation'da protest dışarı çıkabilir.
Deactivation'da protest görünür olmayabilir.
Kişi:
öfkesini küçültebilir,
“önemli değil” diyebilir,
ilişkiden çekilebilir.
Burada yanlış biçimde:
“öfke bedende sıkıştı.”
dememeliyiz.
Ama kişinin action tendency'sini araştırabiliriz:
“Bir şey söylemek isteseydi ne derdi?”
“El ne yapmak isterdi?”
“Başın dönmek mi, bakmak mı istiyor?”
Bazen protest ortaya çıkar.
Bazen çıkmaz.
Her iki sonuç da kabul edilir.
DEACTIVATION VE TERK ŞEMASININ PARADOKSU
Terk şemasıyla deactivation birleştiğinde paradoksal bir strateji ortaya çıkabilir:
“Terk edilmemek için önce ben terk ederim.”
veya:
“Kaybetmekten etkilenmemek için bağlanmam.”
Bu cümleler her avoidant bireyin bilinçdışı gerçeği değildir.
Ancak bazı ilişkisel örüntülerde görülür.
Yakınlık arttıkça mesafe.
Partner uzaklaştığında rahatlama.
İlişki bittiğinde başlangıçta düşük distress.
Daha sonra gecikmiş emotion.
Bu nedenle terk şemasının davranışsal yüzü her zaman:
“Beni bırakma.”
değildir.
Bazen:
“Bana fazla yaklaşma.”
olabilir.
İki davranışın altında aynı şemanın bulunduğunu ancak kapsamlı klinik değerlendirmeyle söyleyebiliriz.
HYPERACTIVATION VE DEACTIVATION BİRBİRİNİN ZITTI DEĞİL, İKİ REGÜLASYON STRATEJİSİDİR
Bu dosyanın önemli teorik noktalarından biri burada ortaya çıkar.
Hyperactivation:
attachment signal'ı büyütür.
Deactivation:
attachment signal'ı küçültür.
Birincisi:
yakınlığa doğru aşırı hareket edebilir.
İkincisi:
yakınlıktan aşırı uzaklaşabilir.
Fakat ikisinin ortak sorunu:
FLEXIBILITY LOSS
olabilir.
Secure regulation'da ise sistem:
gerektiğinde yaklaşır,
gerektiğinde yardım ister,
gerektiğinde mesafe koyar,
gerektiğinde kendi başına kalır,
gerektiğinde geri döner.
Bu yüzden terapötik hedef ortadaki “ideal miktar” değildir.
MOVEMENT BETWEEN OPTIONS.
DEACTIVATION'DA PRACTITIONER NEYİ GÖZLEMLER?
Yine bir “avoidant body posture” aramayız.
State-dependent değişiklikleri inceleriz.
ATTENTION
Attachment-related konu açıldığında dikkat nereye gidiyor?
GAZE
Bakış kalabiliyor mu, hızla uzaklaşıyor mu?
HEAD / TRUNK
Beden yakınlıktan uzaklaşıyor mu?
BREATH
İfade yaklaşınca nefes değişiyor mu?
VOICE
Cümle yarıda mı kalıyor?
Ses küçülüyor mu?
HANDS
Reach başlıyor ve inhibe mi oluyor?
CARE-SEEKING
Yardım istemek mümkün mü?
RECEIVE
Destek geldiğinde alınabiliyor mu?
WITHDRAWAL
Mesafe yaratmak mümkün mü?
RETURN
Mesafeden sonra geri dönüş mümkün mü?
REVERSIBILITY
Yaklaşma ve uzaklaşma iki yönlü mü?
FLEXIBILITY
Self-regulation ile co-regulation arasında seçenek var mı?
DEACTIVATION İÇİN SOMATİK KAPASİTELER
Hyperactivation için oluşturduğumuz kapasite haritasından farklı bir vurgu gerekir.
NOTICE
Hiçbir duygu üretmeden mevcut sensory state'i fark et.
ORIENT
Yakınlığa ne kadar bakmak istediğini sen seç.
APPROACH
Yüzde beş yaklaş.
PAUSE
Orada kalmak zorunda değilsin.
WITHDRAW
İstersen geri gel.
RETURN
Geri dönmek de mümkün.
EXPRESS
Tek kelimeyle ihtiyaç veya sınır.
RECEIVE
Karşılığı birkaç saniye algıla.
DIFFERENTIATE
Destek almak ile bağımlı olmak aynı şey değil.
CHOOSE
Yakınlık mı, mesafe mi, ikisinin arasında bir şey mi?
Bu yapı deactivation'ı “kırmaya” çalışmaz.
Bağlantıya tolerans ile mesafe hakkını aynı anda korur.
DEACTIVATION'IN SOMATİK FORMÜLASYONU
Bu bölümün sonunda deactivation'ı daha hassas biçimde şöyle tanımlayabiliriz:
Terk veya attachment tehdidi bağlamında deactivation, attachment-related distress'in, proximity-seeking'in ve interpersonal dependence'ın önemini azaltmaya yönelik bilişsel, attentional, duygusal ve davranışsal düzenleme stratejilerinin bütünüdür. Bu organizasyon bazı kişilerde düşük görünür duygulanımla birlikte fizyolojik stresin devam etmesiyle, bazı kişilerde ise attachment activation'ın belirli bileşenlerinin gerçekten azalmasıyla seyredebilir. Tek bir otonom, postüral veya sensorimotor profile indirgenemez.
Somatik hedef:
“AÇIL”
değildir.
“DAHA ÇOK HİSSET”
değildir.
“İNSANLARA GÜVEN”
hiç değildir.
Daha doğru hedef:
Yakınlık, ihtiyaç, destek, mesafe ve yeniden bağlantı arasında kişinin choice kaybetmeden hareket edebilmesi.
Bu nedenle deactivation için temel motor döngümüz:
APPROACH → PAUSE → WITHDRAW → RETURN
olabilir.
Hyperactivation için geliştirdiğimiz:
REACH → PAUSE → RETURN
ile birlikte düşününce artık terk şemasının iki temel organizasyonunun ortak ihtiyacını görmeye başlarız:
REVERSIBILITY.
Beden yalnızca yaklaşmamalı.
Yalnızca uzaklaşmamalı.
YÖN DEĞİŞTİREBİLMELİ.
Fakat gerçek ilişkilerde bu iki sistem her zaman ayrı ayrı görünmez.
Aynı organizma birkaç dakika içinde:
yaklaşabilir,
protesto edebilir,
reddedildiğini hissedebilir,
donabilir,
öfkeye geçebilir,
sonra tamamen çekilebilir.
Dolayısıyla plandaki sıradaki bağımsız makale:
PROTEST – FIGHT – COLLAPSE
Bağlantı Aramadan Savunma Mobilizasyonuna, Öfkeden Çaresizlik ve Geri Çekilmeye Geçiş
başlığıyla devam edecektir.
Burada özellikle attachment protest'ın fight response olmadığını, freeze ile collapse'ın aynı şey olmadığını ve bağlanma arayışı başarısız olduğunda sistemin neden farklı savunma organizasyonları arasında geçebildiğini ayrıntılı olarak kuracağız.



Yorumlar