top of page

🧠 Default Mode Network (DMN) ve Task Positive Network (TPN): Zihnin İki Ana Çalışma Modu

Güncelleme tarihi: 8 Kas 2025


"Zihnin 2 farklı farklı modu var."


I. Zihnin İki Yönü: DMN ve TPN

Beyin, içe ve dışa odaklı iki temel çalışma ağı arasında gidip gelir. Bunlar Default Mode Network (DMN) yani Varsayılan Ağ ve Task Positive Network (TPN) yani Görev Odaklı Ağdır.

  • DMN (Varsayılan Ağ): Zihin dinlenme hâlindeyken, içe dönük düşünceler, geçmiş ve gelecek üzerine düşünme, benlik farkındalığı, hayal kurma ve empati süreçlerinde aktif olur.

  • TPN (Görev Odaklı Ağ): Zihin dış dünyaya yöneldiğinde, yani bir göreve, hedefe veya somut bir eyleme odaklandığında devreye girer.


II. Temel Farklar

Özellik

Default Mode Network (DMN)

Task Positive Network (TPN)

Aktivasyon zamanı

Dinlenme, hayal kurma, içe dönüklük

Görev, dikkat, dış dünyaya yönelim

Ana bölgeler

Medial prefrontal korteks (mPFC), posterior singulat korteks (PCC), precuneus, hipokampus, angular girus

Dorsolateral prefrontal korteks (dlPFC), ön singulat korteks (ACC), insula, parietal bölgeler

Temel işlev

Benlik anlatısı, öz-farkındalık, sosyal empati

Dikkat kontrolü, karar verme, problem çözme

Dalgasal ritimler

Theta (4–8 Hz) ve Alfa (8–12 Hz) bantları

Beta (13–30 Hz) ve Gamma (30–80 Hz) bantları

Duygusal durum

Gevşeme, iç gözlem, yaratıcılık

Hedefe yönelim, planlama, aksiyon alma

III. Ağlar Arası Denge: “Aç–Kapa” Mekanizması

DMN ve TPN aynı anda aktif çalışmaz. Bu iki sistem arasında karşılıklı inhibisyon (birbirini bastırma) vardır.

  • Zihin bir göreve odaklandığında, yani dikkat dış dünyaya çevrildiğinde → TPN aktif, DMN pasif olur.

  • Zihin dinlenmeye veya içe dönmeye geçtiğinde, geçmişi ya da geleceği düşündüğünde → DMN aktif, TPN pasif olur.

Bu geçişleri yöneten üçüncü bir sistem vardır: Önem Ağı (Salience Network).Bu ağın merkezinde insula ve anterior singulat korteks (ACC) yer alır. Bu iki bölge, beynin dikkatini şu anda önemli olan şeye yönlendirir — ister içsel bir duygu, ister dışsal bir uyarı olsun.


IV. Biyolojik Temel

  • Enerji Dağılımı: Dinlenme hâlinde beynin enerjisinin yaklaşık %60’ı DMN tarafından kullanılır. Görev başladığında enerji TPN bölgelerine (özellikle prefrontal ve parietal kortekse) kayar.

  • Dalga Geçişleri: DMN döneminde yavaş frekanslı dalgalar (theta ve alfa) baskındır. TPN döneminde hızlı dalgalar (beta ve gamma) öne çıkar. Bu geçişler, beynin içe mi yoksa dışa mı odaklanacağını belirleyen ritmik geçişlerdir.

  • Theta–Gamma Bağlanması: Theta (4–8 Hz) dalgalarının fazı, gamma (30–80 Hz) dalgalarının gücünü düzenler. Bu, bilgi işlemeyi ritmik zaman pencerelerine bölerek beynin farklı bölgeleri arasında koordinasyon sağlar. Özellikle mPFC (ön iç korteks) ile hipokampus arasındaki bu bağlanma, hatırlama, duygusal bütünlük ve benlik sürekliliği için gereklidir.


V. Psikolojik ve Terapötik Yorum

Sağlıklı bir sinir sistemi, DMN ve TPN arasında esnek geçişler yapabilir.

  • DMN aşırı aktif olduğunda: Kişi geçmişte takılı kalır, ruminasyon artar, depresif eğilimler güçlenir.

  • TPN aşırı aktif olduğunda: Kişi sürekli yapma, başarma, kontrol etme hâlindedir; gevşeyemez, bedensel farkındalık azalır.

  • Geçiş bozulduğunda: “Donma”, “boşlukta kalma” veya “zihinsel tükenme” yaşanır.

Meditasyon, nefes egzersizleri, bedensel farkındalık ve terapötik prosesler bu iki ağ arasındaki geçişi yeniden düzenleyen ve esnekleştiren uygulamalardır. Bu sayede kişi hem iç dünyasıyla temas eder, hem de dış dünyada etkili kalabilir.


VI. DMN–TPN Dengesi ve Sinir Sistemi Regülasyonu

1. Beyin Ağları ile Otonom Sinir Sistemi Arasındaki Paralellik

DMN ve TPN arasındaki geçiş, otonom sinir sisteminin (bedenin istemsiz işlevlerini yöneten sistem) iki koluna karşılık gelir:

Beyin ağı

Sinir sistemi kolu

Ruhsal durum

Bedensel hâl

DMN (Varsayılan Ağ)

Parasempatik sistem (özellikle vagus siniri)

Güven, içe dönüş, dinlenme, öz-farkındalık

Kalp ritmi yavaşlar, solunum derinleşir, kas tonusu azalır

TPN (Görev Ağı)

Sempatik sistem

Dikkat, uyarılma, hedefe odaklanma

Kalp atımı artar, kaslar gerilir, nefes hızlanır

Bu iki sistem arasında sağlıklı bir “aç–kapa” döngüsü olduğunda, kişi hem eylem hâlinde uyanık kalabilir, hem de sonrasında gevşeyip kendini toparlayabilir. Bu döngüye regülasyon kapasitesi denir.


2. Denge Bozulduğunda

a. DMN aşırı aktif → Parasempatik donma

Kişi içe kapanır, bedensel duyumlarla bağlantı zayıflar. “Boşlukta kalma”, “zihinsel sis”, “yorgunluk” veya “anlamsızlık hissi” yaşanabilir.Bu durumda mPFC (medial prefrontal korteks) ve hipokampus, amigdalanın sinyallerini bastıramaz; tehdit algısı bedende düşük enerji hâliyle devam eder.

b. TPN aşırı aktif → Kronik sempatik uyarılma

Sürekli “yapma”, “çalışma”, “kontrol etme” hâli oluşur.Kortizol ve adrenalin düzeyleri kronik olarak yüksek kalır. Bu durumda ACC (anterior singulat korteks) ve insula sürekli aktif olur, dikkat dış dünyaya kilitlenir. İçsel denge kaybolur.

c. Geçiş zayıf → Donma veya disosiyasyon

DMN ve TPN arasında esnek geçiş yapılamadığında kişi “kilitlenir”. Ne eyleme geçebilir ne de tam olarak gevşeyebilir. Bu hâl, sinir sisteminin freeze (donma) tepkisine denk düşer. Kalp ritmi değişkenliği (HRV) azalır, solunum yüzeyselleşir.


3. Regülasyonun Nörobiyolojik Mekanizması

  • mPFC (medial prefrontal korteks), DMN’nin ön merkezidir ve amigdala üzerindeki “fren” işlevini üstlenir.Regülasyon becerisi yüksek kişilerde mPFC–amigdala bağlantısı güçlüdür; kişi duygusal olarak uyarıldığında bile iç dengeyi koruyabilir.

  • Insula, bedenin içsel sinyallerini (interosepsiyon) algılar. TPN ve DMN arasında geçişin yönünü belirleyen “önem dedektörü” gibi çalışır. Bedensel farkındalık egzersizleri insula aktivitesini artırarak bu geçişi kolaylaştırır.

  • ACC (anterior singulat korteks), dikkat yönlendirme ve hata izleme merkezidir. Meditasyon yapan kişilerde ACC ile mPFC arasındaki bağlantının güçlendiği görülmüştür; bu da dikkatle öz-farkındalık arasında daha akıcı bir köprü kurulmasını sağlar.


4. Terapötik ve Somatik Anlamı

Psikoterapi, nefes ve beden odaklı çalışmalar, DMN–TPN geçişini yeniden düzenlemeye yardımcı olur.

  • Meditasyon: Dikkat (TPN) ve farkındalık (DMN) arasında ritmik geçişler yaratır. Uzun süreli meditasyon yapanlarda mPFC–PCC hattında güçlü faz senkronizasyonu saptanmıştır.

  • Beden farkındalığı ve yavaş hareket: Insula’yı aktive eder, içsel duyumları fark etmeyi kolaylaştırır. Bu, DMN’den TPN’ye geçişte yumuşak bir “regülasyon köprüsü” işlevi görür.

  • Nefes egzersizleri ve HRV (Kalp Atım Değişkenliği): Parasempatik sistemi aktive eder; bu da DMN faaliyetini artırarak zihinsel gevşeme ve bütünlük hissini güçlendirir.

  • Terapötik rezonans: Danışan ve terapist arasındaki nöral senkronizasyon (özellikle mPFC ve insula düzeyinde) DMN’nin sosyal versiyonudur. Bu senkronizasyon, güven hissinin biyolojik temeli olan vagus siniri aktivasyonunu destekler.


5. Regülasyonun Yeniden Öğrenilmesi

Sağlıklı bir sistemde:

  • DMN → İçe dönüş, öz-temas, empati

  • TPN → Eylem, sınır koyma, karar verme

Bu iki hâl arasında geçiş yapabilmek, hem psikolojik esneklik hem de bedensel dayanıklılık demektir. Travma, kronik stres veya uzun süreli tehdit algısı altında bu geçiş bozulsa da, sinir sistemi yeniden eğitilebilir.

Meditasyon, nefes, bedensel farkındalık ve terapötik ilişki içinde güvenli rezonans alanı kurmak, DMN–TPN dengesini yavaş yavaş geri kazandırır. Bu da kişinin hem “yapan” hem de “hisseden” yanını yeniden birleştirir.


Yorumlar


bottom of page