top of page

🧭 Sınırlar: Benliğin Görünmeyen Çizgileri




1. Giriş: “Ben” nerede biter, “öteki” nerede başlar?

Her insanın görünmeyen bir psikolojik zarı vardır. Bu zar, bizi hem korur hem ilişkilendirir. Adı: sınır (boundary).Sınırlar, kim olduğumuzu, neye “evet”, neye “hayır” dediğimizi belirleyen görünmez çizgilerdir.Sağlıklı sınırlar ne duvar gibidir ne de geçirgen sünger gibidir; daha çok yarı geçirgen bir zar gibidir — yaşam akışını engellemeden, toksik olanı içeri almadan, özümüzü korur.

Psikolojide sınırlar; duygusal, bilişsel, davranışsal ve fiziksel alanlarda ortaya çıkar.Sınır demek, “kendini tanımak” ve “ilişkide kalırken benliğini koruyabilmek” demektir.


2. Sınırların Psikolojik ve Nörobiyolojik Temelleri

2.1. Sinir sistemi düzeyinde sınırlar

Stephen Porges’in Polyvagal Teorisi (2011) bize şunu gösterdi: İnsan sinir sistemi, sürekli “güvende miyim?” diye ortamı tarar.Bu içsel tarama (“neural surveillance”) sınırların fizyolojik karşılığıdır.Yani beden, “hayır” demeden önce bile sınır hisseder.

  • Eğer vagus siniri dengedeyse, kişi ilişkilerde açık ve esnektir.

  • Eğer sistem kronik stres altındaysa, kişi ya aşırı geçirgen olur (fawn/uyum), ya da kapanır (freeze/kaçınma).

Dolayısıyla sınır, yalnızca bir davranış değil; bir nöro-regülasyon kapasitesidir.

Kaynak: Porges, S. W. (2011). The Polyvagal Theory: Neurophysiological Foundations of Emotions, Attachment, Communication, and Self-regulation.

2.2. Psikodinamik düzeyde sınırlar

Freud’un “ego sınırları” kavramı (1923) ve Winnicott’un “potansiyel alan” kavramsallaştırması (1953) bize şunu söyler:Bir çocuk, annenin duygu tepkilerini deneyimleyerek “ben” ile “sen”in farkını öğrenir.Eğer ebeveyn sınır tanımayan, müdahaleci, ya da duygusal olarak kararsızsa; çocuk benlik sınırlarını içselleştiremez.

Bu durumda yetişkinlikte kişi:

  • başkalarının duygularını kendi duygusu sanabilir (duygusal geçirgenlik),

  • sınır koyarken suçluluk hissedebilir,

  • ya da aşırı sert, mesafeli ilişkiler kurabilir (katı sınır).

Kaynak: Winnicott, D. W. (1953). Transitional objects and transitional phenomena.Freud, S. (1923). The Ego and the Id.

2.3. Bilişsel-Davranışçı düzeyde sınırlar

Bilişsel Davranışçı Terapi (Beck, 1979) sınır koyamama durumlarını otomatik düşünceler ve öğrenilmiş inanç kalıplarıyla açıklar:“Hayır dersem beni sevmeyecekler”,“Başkalarını kırmak kötüdür”,“Değerli olmanın yolu fedakârlıktan geçer.”

Bu düşünceler, sinir sisteminde “tehdit” olarak kodlanır ve kaçınma davranışları üretir.Terapide kişi, bu inançları yeniden yapılandırarak sınır koyma kapasitesini artırır.

Kaynak: Beck, A. T. (1979). Cognitive Therapy of Depression.

2.4. Şema terapide sınırlar

Jeffrey Young’un Şema Terapi Modeli’ne göre sınır problemleri, genellikle şu şemalarla ilişkilidir:

Şema

Tanımı

Sınır Davranışına Etkisi

Kendini Feda Etme

Başkalarının ihtiyaçlarını kendi önüne koyma

Hayır diyememe, tükenmişlik

Onay Arama

Değerini başkalarının takdirine bağlama

Aşırı uyum, benliğin silinmesi

Ayrılma / Reddedilme

Yalnız kalma korkusu

Yakın ilişkilerde sınır ihlali

Yetersiz Özdisiplin

Kendi davranışlarını düzenlemekte güçlük

Aşırı tepkisellik, öfke patlamaları

Şema terapi, bu kalıpları hem bilişsel hem duygusal düzeyde yeniden yapılandırır; kişi sınır koyarken çocuklukta öğrenilmiş suçluluk ve korku kodlarını çözmeyi öğrenir.

Kaynak: Young, J. E., Klosko, J. S., & Weishaar, M. (2003). Schema Therapy: A Practitioner’s Guide.

3. Sınır Türleri: “Hayır” demenin beş dili

Sınırlar yalnızca duygusal değildir; hayatın her alanında kendini gösterir.

Sınır Türü

Açıklama

Örnek

Fiziksel sınırlar

Kişisel alan, dokunma, bedensel mesafe

“Lütfen bana sarılmadan önce izin iste.”

Duygusal sınırlar

Başkalarının duygularını üstlenmeme

“Sen üzgünsün, ama bu benim sorumluluğum değil.”

Zihinsel sınırlar

Fikirlerde farklılığa saygı

“Farklı düşünüyorum, ama seni dinliyorum.”

Zaman sınırları

Enerji ve vakit yönetimi

“Bu akşam kendime zaman ayıracağım.”

Davranışsal sınırlar

Kabul edilebilir davranışları belirleme

“Bağırarak konuşulduğunda bu konuşmayı sürdüremem.”

Bu beş alan, kişinin hem kendini hem ilişkilerini dengede tutmasını sağlar.


4. Sınır Bozulduğunda Ne Olur?

Sağlıksız sınırlar iki uçta bozulur:

a) Aşırı geçirgen sınırlar

  • Sürekli başkalarını memnun etme,

  • Hayır diyememe,

  • Başkalarının duygularını taşıma,

  • İlişkide kaybolma.

b) Aşırı katı sınırlar

  • Duygusal mesafe ve yalnızlık,

  • Yakınlıktan kaçınma,

  • Kontrol ihtiyacı,

  • “Kendine yetme” zırhı.

Her iki durumda da sorun regülasyon eksikliğidir: kişi, ilişkide “yaklaşma – uzaklaşma” dengesini koruyamaz.

(Linehan, M. M. (1993). Cognitive-Behavioral Treatment of Borderline Personality Disorder.)

5. Sınır Koymak = Özsaygıyı Somutlaştırmak

Birçok insan “sınır koyarsam bencil olurum” diye düşünür.Oysa sınır koymak özsaygının davranışsal ifadesidir.

Sinir sisteminde sınır koymak, tıpkı vagal tonus gibi bir “içsel dayanıklılık” göstergesidir.Bir kişi kendi sınırına sadık kaldığında, beynin ön singulat korteksi (ACC) ve insula bölgesi aktifleşir; bu bölgeler öz-farkındalık ve empatiyi aynı anda yönetir (Craig, 2009).Yani sınır koymak “kopmak” değil, kendinle ve ötekiyle regüle kalmak demektir.

Kaynak: Craig, A. D. (2009). How do you feel — now? The anterior insula and human awareness. Nature Reviews Neuroscience, 10(1), 59–70.

6. Sınır İnşasının 3 Aşaması

Aşama

Süreç

Amaç

1. Farkındalık

Sınır ihlallerini fark etme. “Nerede kendimden uzaklaşıyorum?”

Duygusal haritalama

2. İfade

Sınırı sözle veya davranışla dile getirme.

Kişisel alanı tanımlama

3. Sürdürme

Suçluluk veya korku hissetmeden sınırı koruma.

İçsel regülasyon ve özsaygı pekişmesi

Bu aşamalar terapide öğrenilen “davranışsal kas” gibidir.İlk başta zorlanılır, ancak tekrarlarla otomatikleşir.


7. Sınırlar ve Sevgi Arasındaki Denge

Sınır koymak, sevgiyi azaltmaz; şefkatin netliğini artırır.Winnicott bunu “holding environment” kavramıyla açıklamıştı:Bir çocuk, ancak sınırları olan bir ortamda özgürce gelişebilir.Aynı şekilde, yetişkinlikte de ilişkiler, sınırlar sayesinde güvenli hale gelir.

Gerçek sevgi, sınır tanır. Çünkü sınırlar, sevginin güvenli kabıdır.


8. Sonuç: Sınır = Kendini Tanımanın Pratiği

Sağlıklı sınırlar, “duvar” değil, “membran” gibidir — geçirgendir ama seçicidir.Sınırlar, hem benliğin hem ilişkilerin psikolojik bağışıklık sistemidir.

Sınır koymak şu anlama gelir:

“Kendimi seviyorum, bu yüzden hem sana hem kendime dürüst davranacağım.”

Bu dürüstlük, hem duygusal olgunluk hem nörolojik denge gerektirir.Ve her öğrenilen “hayır”, aslında daha bütün bir “evet”in başlangıcıdır.


Kaynakça
  • Beck, A. T. (1979). Cognitive Therapy of Depression.
  • Bridges, N. A. (2010). Psychodynamic Perspective on Therapeutic Boundaries. Psychotherapy, 47(1), 32–45.
  • Craig, A. D. (2009). How do you feel—now? The anterior insula and human awareness. Nature Reviews Neuroscience, 10(1), 59–70.
  • Linehan, M. M. (1993). Cognitive-Behavioral Treatment of Borderline Personality Disorder. Guilford Press.
  • Porges, S. W. (2011). The Polyvagal Theory. Norton.
  • Winnicott, D. W. (1953). Transitional Objects and Transitional Phenomena. International Journal of Psychoanalysis, 34, 89–97.
  • Young, J. E., Klosko, J. S., & Weishaar, M. (2003). Schema Therapy: A Practitioner’s Guide.

Yorumlar


bottom of page